Sözcükler…
Dilimden dökülmeyin
Acıtmayın kimseyi…
Bırakın sükunete kendinizi…
Öfkem açmasın kapıları size,
Aklım dursun yerinde…
Sabır dedikleri altın kilit
Vurulsun dillerimize…
Unutmazlar yoksa,
Hoşgörüyle bakmazlar bize,
Onca yaptığımız iyilik,
Yok olur bir sözle gözlerinde.
İnsanlara haksızsın demeyelim,
Düşman oluverir ana-baba bile.
Sanırlar ki çıkarımız var,
Sanırlar ki yıkanmış beyinlerimiz.
Düşünmezler bir an olsun
“Bu çocuk ne diyor?” diye…
Dürüstlüğü kaftan bilmeyin,
Karanlığınızdır ışığın içinde.
Mutluluğun maviliğinde
Kara bulutunuz olur dile geldiğinde.
Fırtınalar kopar birden,
Sonra,kim kala,kim öle…
…
Hayır!
Yapamam…
Belki insanları kırmamak isterim yalanla,
Ama ağırlığına dayanamam.
Doğruların hafifliğinde yüzerken,
Yalanla ruhumu diplere çekemem,boğamam.
Onlar yanlış bilsin bizi,
Onlar düşman bilsin kardeşini,
Onlar kazık bilsin iyilikleri…
Biri gelip fitneyi fısıldadığında,
Satsın,suçlasın…
Çökertmez bunlar bizi…
Gerçek dostlar gün gelir belirir.
Hayat ademoğluyla oyunu iyi bilir.
Oyun biter,zaman geçer.
Doğrular zihinde sessizce belirir.
O güne kadar demir atmış kin ayrılır,
Limana pişmanlık gelir.
Sözcükler…
Yorgunsunuz,dinlenin.
Dinlenmek iyi gelir.
Dinletin kendinizi fısıltıdan çığlıklarla
Ancak düşünenler sizi duyabilir.
Bize düşünenler gerek,
Gerisi duysa da,duymasa da bir.
Bir de hoşgörünün ezgisini,
Kendinize yol bilin.
Gururunuz,kibiriniz de fani siz gibi,
Hayat sandığınız kadar uzun değil.














