4
Güneş ve Dünya
Sen güneş,ben dünya
Ama bir güneş tutulması var
Ay girmiş bugünlerde aramıza.
Çekip gidecek o da,
Sadece biraz zaman ver ona.
Sonunda kalacağız başbaşa.
Ben dönerken divane gibi çevrende
Sen güç vereceksin bana ışığınla.
Kırkda yılda bir olacak tutulmalar
Geçicek yine hepsi,meraklanma.
Sen ısrarla yolla ışığını
Yoksa buza dönüşürüm
Uzayın soğuğunda,karanlığında.
O gün ne yaşam kalır bende
Ne bir daha bahar gelir bu topraklara.
Sen sıcaksın,sen tatlısın
Aşık oluyorum tekrar tekrar sana
Bana her doğuşunda,her batışında.
Sıyırırken ışığın tenimi
Can buluyor değdiğin yerler
Eriyor karlarım
Uyanıyorum yeniden hayata.
Dedim ya,sen güneş,ben dünya
Sende patlamalar olur arada
Bende tayfunlar,fırtınalar,kasırgalar.
Ama durulurum sonunda
Sen bulutların arasından sızdığında.
Nolur beni karanlığın avucuna bırakma.
Cehennem bile canlıdır
Sadece yok oluş var karanlıkta.
Beni buzul çağlarına mahkum bırakma.
Doğ bugün gibi her gün
Her gün “iyi ki doğdun,iyi ki varsın”
Diyeyim,diyebileyim sana…
İlk doğduğun gün değil
Her doğduğun gün özel
Her doğuşun güzel bana.
Her gülüşün,her öpücüğün
Yeni bir doğuş
Siyahtan maviye dönüş
Gökyüzümün sonlu sonsuzluğunda.
Yüzlerce yıldız olsa da evrende
Bir sen can verirsin bana.
Böyle yaratmış,ayarlamış yaradan;
Başkası ya dondurur beni,
Ya da kül eder bir anda.
Bir şey bilir,bir şey söyler dilim:
Muhtaç bu gezegen senin doğuşuna…














