Eyl
4

Hatırlanası,güzel bir gün sadece…

Ayaklarım çıplak şimdi
Toprak girmiş parmak aralarıma
Yağmur çiseliyor yavaşça
Ortaya çıkan koku yine kazınıyor aklımda
Bayılıyorum bu kokuya…

Rüzgar ne de tatlı esiyor böyle
Serinletiyor bunaltan sıcakta
Yağmur da yetişmese imdada
Çoktan kızarmıştık kendi yağımızda.
Yaz yağmuru,hızla geçecek ama
Yeter bu kadarı da, hem bana
Hem de doğanın susuzluğuna…

Es rüzgar,es biraz daha
Kollarımı açtım bak
Uçurabilirsin beni artık
Hazırım her şeyimle buna.
Yine red mi edeceksin beni?
…pff…
Gıcıksın biliyosun değil mi…
Ne vardı sanki uçsam biraz
Şu gökte minicik görünen kuşlar gibi
Tüm rüzgarı,kanatlarımın gücünü hissetsem
Küçültsem gözümde “dünya” denen küreyi…

Peki napalım,
Ben de soğuk nehrin tadını çıkarırım.
Ayaklarımı sallarken suyun içinde
Balıklarımı avlarım,
Sonra bazılarına kıyamam
Suya geri atarım.
Sudaki yansımalarla birlikte
Hayallere dalarım…

Güneş batarken ateşimi yakar
Gitarıma sarılırım sessizce.
Yaprakların,dalların cılız alkışıyla
Yüzerim biraz gitarın tellerinde.
Şarkılar sevgiliye yine
Bir de uzaklardaki dostlara,
Yüreğimi kıpırdatan sevdiklerime.

Oksijen dolsun iyice ciğerlerime
Biterken bu eşsiz gece…
Çok tatlı olur bir uyku şimdi
Bu güzel,hafif yorucu günün üzerine.

Günün son perdesinde
Yıldızlar baş rolde.
Şehir ışıkları katlediyor onları
Bu gece uzaktalar katillerinden
Göz kırpıp cilveleşiyorlar birbirleriyle.

Onlar kıpırdaşırken,
Hayaller sergileniyor perdemde
Anılar,özlemler…
İçimden ne geçiyorsa
Minik pırlantalarla resmediliyor
Gökyüzünün siyah,kadife elbisesine.
Ben tamamlarken günümü
Gamzelerim vedalaşıyor geceyle.

Bilincim “kapalı” yazısını asmadan önce
Bir tek şey kaldı yapılacak:
Teşekkür etmeli bugünü yaşatana
En güzel,en samimi şekilde…


İlginizi çekebilecek diğer yazılar

Yorum yazın

*




bt bt bt
#