4
Sen ağlama…
Günün en bitkin saatinde
Yüreği sessizleşiyordu
Bu ıssız kızıllığın içinde
Gözleri ufkun derinlerinde gezerken
Süzülüyordu yaşları yanağının pembesinde
Her yaş uzanıyordu giden sevgiliye
Keşke gitmese,keşke dönse geri dese de
Yüreği bin bir kez dilimlense de
Çıkmıyordu sesi,
Saklanıyordu çığlıkları
Gözlerinden damlayan minik perilerde
Zor olacağını biliyordu
Ama bu acı fazlaydı,çok fazlaydı
Dinmiyordu kalbinde
Kızarmıştı güzel gözleri
Kurumuştu gözlerindeki pınarlar belki de
Elinde telefon beklerken onu
Gelmeyeceğini bilse de
Yapamadı,”gel geri dayanamam”diyemedi
Biliyordu ki en doğrusu böyleydi
Onun hayatında bir yol vardı
Onu engellemek hakkı değildi
Sustu,sustukça boğuldu
Acının en derin denizlerinde
O gitmişti sessizce
Sanki bu şehir boşalmıştı
Yok olmuştu artık gözlerinde
Tam kalkıp gidecekken
O hep birlikte gittikleri sahilden
Kan çanağı gözlerine gün doğdu aniden
Sevgili bavuluyla göründü
Yüzü gülümsüyordu sadece ama
Çığlıklar atıyordu içinden
Sevgili dayanamamıştı
Gözünden düşen bir tek yaşa
Bir minik periye bile kıyamamıştı
Sarıldı,sarıldı,sarıldı…
O gülünden ayrı kalamadı
Engellere aldırmadı
Attı yere bavullarını
Doyasıya sarıldı ve bir daha bırakmadı
Onlar ayrılırken sahilden
Gözü yaşlı bir kız daha daldı ufuklara
Gözünden damlalar süzülürken
Güneş uzanıp gitti uzak diyarlara…
(badem-sen ağlama’nın ezgisinden,sözlerinden esinlenilerek yazılmıştır…)















:happy:
bu kadkar mı zor sanmıştın hayatı aynı sudoku gibidir sabit yerlere bakarsan göremezsin farklı rakamlara bak
:happy:
BU ÇOK GÜZEL OLMUŞ ÇOK BEYENDİMMM YAA ÇOK GÜZELLLL RESMEN MUHTEŞEMMM :w00t: :biggrin: