11
Kırık uçurtma
Anahtar parça: Nickelback-Hero
Çıktı yine balkonuna,
İzledi şehrin gece elbisesini,
Ama bu kez çirkindi,
Her gün güzeldi sanki de,
Bugün sadece betondan ibaretti…
Rüzgar avuçladı uzun saçları.
Yüze vuruyordu gecenin zalim serinliği.
Sessizdi ışıklar,sessizdi şehir,
Sakin,huzurluydu sanki.
Yoktu sanki çocukların yastıklarında göz yaşı,
Acıdan inlemiyordu sanki mazlumlar,
Bu gece başka gezegene ışınlamıştı zulmü biri.
Bir onun yanakları katı kesilmişti
Kurumuş göz yaşından…
Bir o hissizleşmişti onca
Ağlayıp durmaktan.
Soğuk bir rüzgar aniden çarptı yüzüne,
Titretti iliklerine kadar,
Üst kattaki çamaşırlardan birini düşürdü.
Bu bir çocuk tişörtüydü,
Katlanmış ön yüzünün görünen tarafında
Kırık bir uçurtma çizimi göze çarpıyordu.
Ve…
“-…
-Lanet olsun sana!
-Sana lanet olsun,delirttiniz lan beni!
-Defol git de kurtulalım be!
-Kimsin lan sen,kimi kimin evinden kovuyosun!!
-…”
Hala geliyordu sesler aşağıdan,
Yalandı,şehir hala uyumamıştı!
Şehir doymamıştı lanet huzursuzluğa,
Şeytan doymamıştı hala insanın teninin tadına.
Isırdı gece boyunca,ısırdı,yaladı suratları,
Ne mey bıraktı,ne menet,
Şeytanlar yine nefsle aynı yataktaydı.
Ellerinde mey kadehleri vardı,
Yırtınırken bedenler akıldan,ruhtan uzak,
Duyulmadı şeytanların kahkahaları.
Tutunduğu parmaklıklarda
Bıraktı biraz daha kendini öne doğru,
Kavrıyordu tüm havayı gözleri kapalı.
Yüzleşiyordu boşlukla,tartıyordu kendini,
Ölüm meleğini çağırıyordu adeta.
Duygular deniz derya olmuştu da,
Hissizliği,acizliği,bitmişliği
Zincirle bağlamış ayağına,
Çoktan terketmişlerdi onu boğulmaya.
Taşlaşan yürek ağırdır,
Batıyordu bu yüzden o da,
Cehennemin en derin kuyusunda…
Parmaklarının ucu zor tutuyordu onu,
Gitmek istiyordu artık,bitirmek istiyordu.
Boştu hayat,kâbustu,uyanmak istiyordu.
Cehennem daha kötüsüyse bundan,
En azından orda çekilen acı onurluydu.
Rab emredecek ve o da çekecekti,
Hepsi buydu…
Ne sonu önemliydi,ne başı artık,
Böyle tasarladıysa yaradan,
Bunun olacağını da biliyordu…
Şarkıyı geri sarma ümidi biterken,
Son kez bir rüzgâr esti,titretti.
Mavi bir kuş gördü ufukta,
Ama gerçekliğini düşünmek
Çoktan yerini almıştı
Öncelikler listesinin sonunda…
Zaten zor tutunan parmaklar,
Salıverildiler bir anda.
Tam o an şeytan inledi zevkle,
Biri daha planına uymuş,
Biri daha yenilmişti
Savaş alanına çevirdiği yer yüzünde.
Birileri barışı getirdi dediler,
O barış giremedi bir türlü evlere, yüreklere.
Ve o beden düşerken,
Uzadı lahza,sonsuzlaştı zihinde.
Korku geldi bir anda,
Doldurdu da bedeni,
Çığlıklar yetmedi ne durdurmaya,
Ne de azaltmaya…
Melekler denediler ama kaldıramadılar,
Şeytanlar çoktan yapışmışlardı bedene…
Tam asfaltın tanecikleri
Kavuşmak üzereyken o vücuda…
…
Yatakta sanki bir yerden düşmüş gibi uyandı.
Dün gecenin,belki de tüm gecelerin,
Klasik kâbuslarındandı.
Hep o balkona çıkıp kendini bırakmayı düşündüğünden,
Bu kâbusları yadırgayamadı bile,
Yutkundu ve sessizce yatağından kalktı.
Çıktı yine o balkona,
Ezan “saba”nın en dolgun tonundaydı.
“Namaz uykudan hayırlıdır” sözüyle delinirken
Gecenin aşina sessizliği,
Zımbalandı makam bir kez daha yüreğe.
Gözlerini kapadı ve rüzgârı dinledi…
Sessizdi ışıklar,sessizdi şehir,
Sakin,huzurluydu sanki.
Soğuk bir rüzgar aniden çarptı yüzüne,
Titretti iliklerine kadar,
Üst kattaki çamaşırlardan birini düşürdü.
Bu bir çocuk tişörtüydü,
Katlanmış ön yüzünün görünen tarafında
Kırık bir uçurtma çizimi göze çarpıyordu.
Ve…
Bunu görmek bile yetti göz yaşına,
Süzüldü hafifçe,soğuyarak,soğutarak…
Ağlamak bu kadar kolaydı işte…
Aldı kaldırdı tişörtü ve
Resim tamamlandı.
Diğer kısmında bir kız,bir erkek çocuk,
Kalp şeklinde bir uçurtmayla ellerinde,
Koşuyorlardı gülerek.
Mavi bir kuş da eşlik ediyordu uçurtmaya…
Ve yaşlarla birlikte gülümseme yerleşti yüze.
Ve evet,
Gülmek de bu kadar kolaydı işte…















çok hoş bir yer burası…yazıyıda bgendim ayrıca.sevgiler.
teşekkürler gizem güzel yorumun için. :happy: burası “eh işte”, ama senin yazılarının bende ayrı bir yeri var.
Merhaba…
Siteniz bir harika (:
Ellerinize sağlık.
Ve yazı, ”sessiz, sakin, huzurlu” idi…
Güzeldi.
Sevgilerimle…
Çok teşekkür ederim güzel yorumunuz için. Siz ve tüm blogla uğraşan arkadaşlar da bilirler ki yorumlar bir yazar için en önemli değerdir.Bir şeyi hazırlamak yorucu da olsa,yorumlar o kadar serinletici,o kadar iyi hissettirici ki,tüm yorgunluk güzel bir tat bırakıyor onlardan sonra.Çünkü yazılar amaçlarına ulaştılar,OKUNDULAR!
slm..
cok guzel olmus sıten burak ellerine sağlık.
gerçekten okunmaya ve takdir edilmeye değer..
görüşmek üzre
teşekkür ederim ebru ziyaretin ve iltifatın için. yine beklerim…