Anahtar Parça: Manga-Dursun Zaman
Gök gürültüsü…
Biraz karanlık,biraz flaş…
Yine gök gürültüsü…
Yavaşça bıraktı nefesini…
Kükreyen ama göz yaşını tutan gök gibi,
Ağlamadı,ağlayamadı,
Sadece sıktı dişlerini…
Attı bu gece düşlerini,
Unutturdu düşüşleri,
Yaktı eski gülüşleri…
Savurdu uzaklara tüm;
Tümden gelim sevişleri…
Gülüştü hayat,
Ölümle bitecekti…
“Düş”tü hayat,
“Gerçek”le düşecekti.
Bir de sevişti hayat,
Ulan böyle mi sevilecekti?
“Sevgi” denilen lanetli kelime
Canlandı şimşeklerle bir anda,
Söndü yine onlarla birlikte…
Ardından acıyla kolkola haykırış geldi,
Gök gürültüsüne karıştı,
Örtüldü,gecenin içinde yok oldu gitti …
Dizlerinin üzerine çöktü,
Yudum yudum yağmur içti.
Bu gece gök de yer de zindandı,
O ise mahkumdu ama
Hüküm giymemişti…
Bir yıldırım diledi gökten,
Ölüm değil merhametti isteği.
Tüm günahlardı bunları dedirten,
Yaktığı,kırdığı kalplerdi yakan içini;
Ama henüz o kalpler
Dumanın varlığını hissetmemişlerdi…
O yağmurdan bekledi medet,
Ama söndürmeye okyanus yetmezdi
Yanacağı yerdeki,
Kalbindeki alevleri…
Nasıl değmişti başka tene?
Nasıl kaldırmıştı midesi ?
Nasıl baktı yine arsızca,
Nasıl yine güvenle gülümsedi?
Baktı ellerindeki çamura,
Silecek yer aradı ama silemedi…
Silmeye çalıştıkca batırdı,
Batırdıkça battı,
Pişmanlık bataklığı
Emdi,sömürdü kanını,iliğini…
…
Titriyordu soğukta tişörtüyle,
Yağmur vurmuştu tokadını,
Soğuk,acı olup yağmıştı yüzüne…
Pişmanlığın ve acının dineceğini sandı haykırınca,
Ama yetmedi,yetmezdi…
Kara bir katran kaplamıştı çoktan
En sıcak,en saf dehlizlerini…
…
Ağladı bu kez…Ağladı bir daha…
Bağırdı,vurdu kendine de
Alamadı hıncını daha…
Ama hepsi bitince,
Güç vücuttan çekilince,
Yağmur da dinince,
Sustu…
Susabildi sadece…
…
Gün doğarken dönmüştü evine,
Girmişti yatağına ve
Dönmüştü sırtını,
Bakamamıştı,dokunamamıştı utancından
Sevdiğine,her şeyine…
Ama sevdiği farketti,
Uyanır gibi oldu biraz ve
Attı kolunu yanındaki acizin
İri ama içi boş bedenine…
İçi titredi acizin,
Ağlamak istedi ama
Kalmamıştı göz yaşı gözlerde…
Güneş yeni günü fısıldarken pencerede,
Tercüme edildi kelime meleklerce:
Biri için “umut”,
Diğeri için “zulüm”dü muhteviyat,
Aynı yataktaki,aynı çarşafın,
Ayrı dünyalarının fertlerine…
…
Doğdu güneş ve uyandı güzel…
Gülümsedi aciz,arsızca…
Ama çıkış yoktu ki başka…
“Günyadın hayatım” dedi güzel,
Yıkıldı aciz,tuz buz oldu,
Ama…
“Sana da bitanem” dedi yine de…
Söyleyemedi,bozamadı o güzel yüzün
Güzel bakışların büyüsünü…
Daldı onlara da,
Bir kez daha,
Bininci kez belki de,
Unutturdu gerçeği kendine…















Eylül 16th, 2008 at 00:57
yagmur yagsada aglasam onunla bir diyordum kendi kendime
Baglantılardan sitene bakıpta yazının başındayken şaşkınlıklarımı saklayamdım
Acaba tüm bunlar benim aglamam içinmi diye:)Beni benden alan kelimeler için teşekkürler
Eylül 16th, 2008 at 01:19
bence gece gece gayet de mutluyken bana o mutsuz satırları yazdıran,senin geleceğini biliyormuş da yazdırmış. benim açımdan inan başka hiç bir açıklaması yok… ben de şaşkınım aslında bu yüzden…
Eylül 16th, 2008 at 02:12
Süpersin yaa bayıldım
biri için umut
diğeri için zulümdü muhteviyat..
özellikle bu kısmı çok beğendim. :))
Eylül 16th, 2008 at 02:55
çok saol abrixcim,beğenmene sevindim.
Eylül 16th, 2008 at 23:11
Şablon,içerik,şiirler ve roman harika. Ve müzik süper. Emeğine sağlık. Sevgiler
Eylül 16th, 2008 at 23:16
çok teşekkürler efendim. inşallah daha da iyi olmaya çalışacağım… gelmenize çok sevindim. yine beklerim…