Ara
20
20
Romandan Canlı Yayın!

İlk bölümü yayınlandığından beri okuyucunun sürekli gözünden kaçtı… Ama devam etmesi için okuyucu desteğine ihtiyacı vardı… Siz okudunuz mu? Burada!

İlk bölümü yayınlandığından beri okuyucunun sürekli gözünden kaçtı… Ama devam etmesi için okuyucu desteğine ihtiyacı vardı… Siz okudunuz mu? Burada!
sonunda yorum yeri buldum.ziyaretçi defterine bir şeyler yazmıştım,ama romanın için burda yer varmış meğer(nasıl göremedim ben ???).
).yalnız,konu biraz havada kalmış.konu genel olarak güzel ve sürekleyici.merak uyandırıyor ama,pat diye ordan oraya geçmişsin.oraları daha yavaşlatsan daha güzel olur bence.biraz daha detaya gir bence.hemen karakterin geçmişini öğrendik mesela.bizi biraz kıvrandırsaydın keşke.merak ettirseydin bir süre daha.bir hırsızın bölye asker ve şeyh karışımı bir aileden gelişi ilgi çekici.adam hırsız o ironik olmuş ve çok da hoş olmuş.anlatımındaki türk ezgiselliğini tekrardan beğendiğimi belirtmek isterim.
öncelikle,böyle türk ezgileri içeren bir roman olması güzel olmuş.kültürü yansıtıyor bir yerinden.bu aralar pek kişi yapmıyor bunu(ben de dahil
emeğine sağlık.devam etmelisin bu roman üzerine yazmaya.bırakma sakın kimse üstüne düşmüyor diye.bu arada,assasin cread(yanlış mı yazdım?) geldi aklıma okurken :tongue: .yok yok yanlış anlama sakın,gözümün önüne o geldi,ona benzetmeye çalıştın demiyorum.
bana da beklerim :). benimde karaladığım bazı şeyler var.mühendislik öğrencileri hep böyle bizim gibi mi ne :whistle:
çok teşekkür ederim ilgin için sevgili hazal ve böyle bir yorumu da gerçekten dört gözle bekliyordum. çok yapıcı bir eleştiri olmuş ve mutlu etti beni… :happy:
ilk olarak assasin’s creed (doğru yazılışı böyle sanırım,yanılıyor olabilirim,zor geldi google…
) ,prince of persia, izlediğim eski tarz filmler, hatta binbir gece masalları ve alaadin’in sihirli lambası zihnimin içindeyken,ben onlardan hiç etkilenmedim desem yalan olur. çünkü bir şey yazıyorsan aklında canlanan imgeler daha önce bir yerlerde gördüklerin,duyduklarından başlar… Ama tabi tüm bunlar benim özgün olmadığımı göstermez. Zaten eğer yeni bir şey ortaya koyamayacağıma inansam böyle bir şeye girişmezdim…
Konuya gelince;yazdığım şeyi bir “teaser” olarak düşün. Çünkü ben öyle düşündüm açıkçası. MEsela iki hırsız var ve bir üstad… Üstadın anlattığı çok az bir öz geçmiş var… Bir yerden bir yere geçişler var ve “3-2-1″ ya da “1-2-3″ var…
Bunların hepsi koskocaman bir bütünün çok ama çok sığ bir kısmı… Sadece nasıl bir şey anlatacağıma dair ipuçları var içinde. Şu kadarını söyleyeyim: Daha hiç bir şey anlatmadım… O parça parça olayların arasında o kadar boşluklar var ki… Bir filmin 20-40-60 ncı dakikalarını izlemiş gibi hissedilmesini istemiştim ve sanırım amacıma ulaştım. :happy:
Ben böyleyim… Gizlemeyi seviyorum… Bu yüzden buranın adı “şehr-i Kasya”…
Bu arada ben uzun filmleri severim… Bahsettiğim film de 140 dakika…