Mim(geldi)moza: Nasıl bir aşıksın?

Yazar: Burak Demirtaş  //  Kategori: Blog, Featured

Evet pek de rastlamadığım bir olay olan (çok da rahatsız değilim bundan açıkçası :)) mim ile karşınızdayım yine. Çileklisüt‘ümüzün kaldırdığı mime tam şuan,şuracıkta smaca kalkmış ve Discovery’deki Time Warp programı eşliğinde hava zerrelerini biner biner aşmaktayım… Smaç için “bi redi beybi”… :)

Bakalım ben “nasıl bir aşık”mışım…

İlkokuldayken daha birinci sınıftan itibaren her sene bir kıza aşık oldum ve ona sataştım. :) Aşık olmak ne demek bilmiyordum tabii ki de. Biraz erken okumaya başlamanın faydası olsa gerek, masal kitaplarından öğrenmiştim aşkı.4-5 yaşımda okuyordum sanırım. Aslında ne zaman okumaya başladığım biraz muamma. Çünkü ailem okuduğumu biraz geç anlamış galiba. Küçükken içine kapanık bir çocukmuşum ama o konuya hiç girmiyorum.

Ama şunu biliyorum ki her okuduğum şeyi kafamda her kelimesiyle canlandırırdım. Hatta (saçma evet ama) bazen masal karakterlerine aşık olmuşluğum da vardır. Tabi tüm bunlar aşk kavramının masal kitaplarından anladığım kadarıyla gerçekleşmişti. Benim kadar masal seven çocuk da çevremde pek yoktu aslında. Her masal tiryakisi çocuk gibi benim de bir prenses ya da peri arayışım vardı. Masalların gerçek olmadığını düşünsem de içimde hep şu his vardı: Bunu yazan insanlar her şeyi de uydurmuş olamazlar ya… Mutlaka gerçek bir şeyler var bu işte… Ve o gerçekleri görebilmek için her okuduğumu yavaş ve yudum yudum hazmederek okurdum. (Seksen günde devri alem(Jules Verne)i okurken bir yanımda ansiklopediler,diğer yanımda atlas vardı. Atlasımın üzerinde hala baş kahramanın rotasının izleri durur. :))

Bu ayrıntıları anlatırken bir alt yapı verdim sana okuyucu.Ayrıntılar saçma gelir diye söylüyorum. Eğer Gallileo dünyanın yuvarlak olduğunu söylemeden önce,düzlüğüyle çelişen ayrıntıları insanlara söyleseydi,ondan önce bir çok insan dünyanın yuvarlak olduğunu fark edecekti.(“l’ironie socratique-Sokrates alayı” misali… ) Ama bunu ilk söyleyen olmak istedi ve önce,son cümleyi söyledi.Son cümle,altında yeterli alt yapı yoksa “saçma”,”saldırı amaçlı” ya da “sadece hayal ürünü” olarak görülür çoğu zaman.Bu ün kazandırdı ona ama hayatını göz hapsinde geçirdi.Sanırım ana fikri verdim.

Ben sadık bir aşığım. En önem verdiğim şey de sadakat ve güven. Sevdiğim kişi bana bazen küçük yalanlar söyleyebilir,önemsiz şeylerdir ve sadece anı bozmamak için söylenmişlerdir. Ancak ona her koşulda bana kazık atmayacağı konusunda,beni düşüneceği ve benim olmadığım yerlerde beni koruyacağı konusunda tamamen güvenmeliyim. Bir prenses kadar asil ve sadık (masallarda böyledir) olmalı.

Hayatta en iyi yaptığımı hissettiğim şeylerden biri empati.Hep karşımdakinin gözünden izlemeye çalışırım hareketlerimi ve bu da sanırım aşık olduğum insanın hoşuna gidecek bir şeydir.

Süpriz yapmayı severim,insanları mutlu ederek mutlu olurum. Genelde insanlar üçe ayrılırlar bana göre:

1-Başkalarını yenip oyunu kazanıp mutlu olurlar…

2-Birlikte bilgisayara karşı oynayıp kazanmayı birinci şıkka yeğlerler.

3-Genelde birinciyi ama varsa belki ikinci şıkkı eyleme geçirirler.

Gördüğüm kadarıyla çoğunluk üçüncü şıkta. Ama ben kesinlikle ikinci şıktayım. İnsanları yenmek hoşuma gitmiyor çok fazla. Doğayı yenmek,bilgisayarı yenmek ve bunu sevdiğim insanlarla yapmak her zaman daha iyi. Bu yüzden zengin olmak istemiyorum,ortalama bir geçim bana yeter. Ama bir ya da üçüncü şıktan birine aşık olursam,o zaman sanırım işler kötüye giderdi… Böyle bir özelliği olduğunu keşfettiğim insana aşık kalabilir miyim bilmiyorum…

Her şekilde geldiğim nokta şu ki ben kendi yansımamı istemesem de empati yapabilen,sadık,asil ve zaman zaman eğlenceli ve biraz da güzel birine aşık olurum karakter olarak.Ona aşık olduğumda da sanki onu benden başka hiç kimse bu kadar mutlu edemeyecekmiş gibi davranmaya çalışırım.Bence romantik biriyim ama bunu karşı tarafa sormak lazım.

Bana göre masalsı bir aşkı bir ya da maksimum iki kez yaşama şansı vardır insanın. Çünkü birinciden sonra bile buna olan inancını büyük ölçüde yitirir… Ama kim bilir,belki Badem’in Aziz Nesin’den uyarlama şarkısındaki gibidir olay gerçek hayatta:

Sen ağaçların aptalı ben insanların
Seni kandırır havalar beni sevdalar
Bir ılıman hava esmeye görsün
Düşünmeden gelecek kara kışı açarsın çiçeklerini

Belki bu kez kış olmaz
Bakarsın sevdan düş olmaz
Bir güler yüz yeter
Bu gönül adam olmaz

Açalım yine çiçeklerimizi sonu gelmese de aşkın
Kaçıncı kez bağlanmışız diyorlar bize şaşkın

Bu gönül hep düş kurar usanmadan
Aldanıp her umuda sıcaklığa
Oysa bilir çoğu hüsran bakınca şöyle bir maziye
Uslanmaz bu gönül nafile

Yine de bunu görmek istediğim pek söylenemez. :) Evet bu yazımızın anahtar parçası da Badem-Badem Ağacı şarkısı olsun. (Badem grubu şarkılarını yayınlamama izin verdi bu arada,çekinmeden şarkı listemde o da var diyebiliyorum. He he… :) Ama diğer şarkılar için bir şey diyemeyeceğim,telif ihlaliyse affetsinler beni. :( )

Peki kötü yanlarım? Bazen çok hayalciymiş gibi konuşuyorum ve bu sanki mantıktan çok uzakmışım izlenimi yaratıyor. Ama bir mühendislik öğrencisi olarak benim bir yanım zaten gerçekçilikle kaplı… Kendimi ifade etmekte zorlanan biri olmasam da aslında anlatmak istediklerimi sanırım anlatamıyorum ve kendimi istemeden başka birisi olarak tanıtıyorum. (ya da en azından durum şimdi böyle) Başta her şeyi mükemmel yapmaya çalışırken aynı çabayı karşı tarafta göremeyince içimdeki isteği kaybediyor ve bir daha yakalamak için karşı tarafın çabasına ihtiyaç duyuyorum. Bu çaba olmadığında da…

Ben sanırım bana direk “off aşkım seni çok seviyorum”dan çok uygulamada o “seviyorumlar”ı görmek istiyorum. Gösteriş benim için hiç bir şey.Para,şaşa,markalı yaşamlar, gece hayatı,eller havaya… Hiç biri menzilimde değil. Ama aşık olduğum insanın menzilinde olursa ve biraz da bencilleşir ya da bu konularda hırslanırsa,ondan soğurum. Hayatın gerçeği olan sadece geçinebilecek kadar,ortalama bir paradır. Onun üstü,başka bir şeydir. Bir de çoğu zaman ipuçları veriyorum karşımdakine. Çünkü eğer bir konuda duyarsızlık yapıyorsam ve bunun farkındaysam,aslında onu cezalandırıyorum o duyarsızlığımla. Eğer o bu ipuçlarını görmze ya da önemsemezse,o zaman daha da gıcık olup,iyice soğuk davranmaya başlıyorum.Belki söylesem her şeyi sorun çözülecek,ama ben söylediktne sonra anlamsızlaşıyor hepsi. Tüm bunlardan anladım ki,zor bir insanım.Ha bir de kıskancım ama o her erkekte var. Maçolukla veya biraz ilerisi kırolukla alakası yok,alakalıdır diyenleri bir gezegene yollayıp yakıcam o gezegeni… :)

Bunlar benim düşüncelerimdi. Peki ya kız arkadaşım ne düşünüyor acaba? Bir soralım:

-Canım ben nasıl bir aşığım?
-Bazen çok ince ve çok düşünceli bir aşıksın,aşıksan tabi… (gülüyor kıs kıs) Bazen de çok gıcık,sinir bozucu,”allam allam ben bu çocuğu öldürürüm” dedirten tepkisiz birisin.Bazen karşısındaki insan “ah ne kadar sevimli bir çocuk,ne kadar tatlı” diyor ama bazen de kendi üzerindeki gözlerden habersiz,çok çabuk dalabiliyorsun bir şeylere ve öyle bir konsantre oluyorsun ki bu beni çıldırtıyor o zamanlarda. Sanki ben yokmuşum,hatta kimse yokmuş orda gibi davranıyorsun. Güven veren bir aşıksın,burdan yırtıyorsun. Ama bazen de “çok iyi bir yalancısın” diye düşünmüyor değilim. (gene gülüyor. bende sırıtınca ardından…) Çok çabuk da şebekleşen bir insansın. (birlikte gülüyoruz)
-Başka?
-Çok ince fikirlisin ama bu bazen iyi bazen de kötü oluyor.
-Ee bu kadar mı?
-Çok garip bişe oldu bu yaew… :P Böyle bi kasıldım falan… :S Aklıma gelmiyo bişe…
-…
-He bi de sorumsuzsun ya. :P Bazen telefonu bi yere atmalar,sessizde unutmalar.(bunları dio ama vala bi yamuk yaptığımdan değil) Saydığım özelliklerden sonra senle evlenmemeye karar verdim. (gülüyor) Ben bişeler yicem hadi…Sen de çalışma yine sınava da elektrikler dünkü gibi gitsin kal öyle şabalak gibi ortada. (Önceki gün gece çalışacağım motorlar sınavına elektrik kesintisi nedeniyle -artık hocam elektrikler kesildi çalışamadım lafını ilk çıkaranları anlıyorum-çalışamadım ve 10-20 falan alıcam sanırım)

-Sağol bu güzel dileklerin için canım benim… :P

Evet içeriden kendi gerçek hislerim,dışarıdan da kız arkadaşımın söyledikleri… Siz karar verin gerçekte nasıl bir aşık olduğuma… :)

Smacımı bastım ve bakıyorum ki set sayısı… Gitmek zamanıdır dostlar… Güneş batarken ardında tepelerin,gitme zamanı geldi teletabilerin… Ama bunun konumuzla alakası yok…

Evet set sayısı servisi için mimi kaldırdım ve Teyyare’ye,Hazal’a,Kuzu-serzeniş ikilisine şutluyotum… Yakalayın,yoksa yakarım… :)

8 yorum yapılmış,süper ya! :) Neye?Şuna; “Mim(geldi)moza: Nasıl bir aşıksın?”

  1. chilekk :) şöyle demiş:

    Kendi dünyanı,(sevgiline)aşık olacağın kız arkadaşına bakış açını ne güzelde anlatmışsın valla; bir insanın kendini tanıyıp,böle rahat ifade edip,bu konuda otobiografini yazman takdire şayaan!
    buarada sen ==> OKUYUCU, arada geçen kısa konuşma repliği tamamen doğal bir şekilde aktarılmıştır..(bilgine…)

  2. hazal şöyle demiş:

    hoca soruyu zor sormuş tongue .ayrıca ödevimi köpek yedi!tamam tamam yazıcam tabiiki smile

  3. Fasulyeden şöyle demiş:

    zaten bu yazdıkların da nasıl bu kadar iyi yazabildiğini yeterince anlatıyor sen iyi bir aşık mısın bilmiyorum ama iyi bir yazar ve şairsin.. iyi bir anlatıcısın iyi bir gözlemcisin, empati kurmak kadar önemli bir beceriye sahipsin..

  4. çilekli süt şöyle demiş:

    Burak’çık sen benim tanıdığım ve anladığım kadarıyla çok güvenilir birisin arkadaşlarına karşı olsun, sevgiline karşı olsun. Taciz edenin ve beğenenin çok olabilir (ki bence öyle çünkü sosyal ve esnek bir yapın var) ama sen eğer birine aşıksan mesafeni çok iyi koruyabilecek birisin. Yazdığın için teşekkürler smile

  5. Burak Demirtaş şöyle demiş:

    happy amanın benim çilekli aplam ister de ben yazmaz mıyım!! çok sağol hatırlayıp mim attığın ve buralara uğrayıp şereflendirdiğin için ablacım. kendine çok iyi bak,görüşmek üzere ve iyi seneler… happy

  6. hazal şöyle demiş:

    ben yazdım mim yazımı.artık başkalarına pasladım.huzurluyum silly

  7. Serzeniş Meraklısı şöyle demiş:

    yaw topraam ilk günden beri haberdarım mimden dee, araya dönümümüzdür, buzla yarışmasıdır biçok şey girdi, en yakın zamanda yazıyorum, taslağı hazır cool wink

  8. Yusuf Güney şöyle demiş:

    Yeni bir aşk bulmam gerekiYo o zaman benim wub whistle angel

Bir çift kelam da siz edin zahmet olmazsa?!

  • Eğer sizden sonra yapılan yorumlardan haberdar olmak istiyorsanız,en alttaki kutucuğa işaret koyun ki sizi haberdar edebilelim. ;)
  • wub wink whistle wassat w00t unsure tongue smile sleeping silly sideways sick shocked sad pouty pinch ninja lol kissing heart happy biggrin getlost face ermm dizzy devil cwy cool cheerful blush blink angry angel alien