
Artık sanırım müzik kutumdaki sanatçıları size biraz daha yakından tanıtmamın zamanı geldi.Özellikle de daha önce pek duymadıklarınızı… :)
Vakt-i zamanında müzikkutusu.com kurulmuştu ve üyelerden içerik topluyorlardı. Ben de baktım sevdiğim herkes tanıtılmış,Missy yok ortalarda. Çorbadaki yabancı madde olmaktan çekinmeden giriştim ve ülkedeki herhalde ilk Missy Higgins tanıtımını yazdım. (keh keh keh… :))
İşte size tanıtım cisimciği:
Müzik eleştirmenleri, onun şarkılarını “süslenmemiş, şişirilmemiş, sade ve unutulmaz” olarak nitelendiriyor. Gerçekten de bu sıfatların, Higgins’in müziği için tamamen uygun olduğunu söyleyebiliriz. Yalın gitar tınıları, caz etkisi taşıyan klasik piyano vuruşları ve keyif veren yorumuyla Missy Higgins; uzun yıllar müzik yapacak ve adını müzik dünyasının unutulmazları arasına yazdıracak gibi görünüyor.
Tam adı Melissa Morrison Higgins olan Missy Higgins, 19 Ağustos 1983′te Avustralya’nın Melbourne kentinde dünyaya geldi. Şarkı söylemeye gençliğinin ilk yıllarında başladı. Hatta yerel barlara girebilmek ve erkek kardeşinin küçük caz topluluğunda şarkı söyleyebilmek için yaşı hakkında yalan söylemek zorunda bile kalmış. İlerki dönemlerde yörenin seçkin radyo istasyonlarından Triple J tarafından düzenlenen bir yarışmayı kazandığında çevresinin ve yöre halkının büyük ilgisiyle karşılaşmış ve cesaretlenmişti…
Henüz lisedeyken, şarkılarından biri olan “All For Believing”, bir anda önemli bir radyo istasyonunun 2001 yılında en çok istek alan parçaları arasında yer aldı Onun ulusal radyodaki bu ani çıkışını değerlendirmek için dağıtım şirketleri birbiriyle yarıştı ancak Missy, hem başarılı bir söz yazarı hem de iyi bir şarkıcı olmak için kendini daha da geliştirmesi gerektiğini düşündüğünden bu teklifleri reddetti.
Sonraki yılı da sırt çantasını alıp Avrupa’yı bir uçtan bir uca gezip şarkılar yazarak geçiren Missy, bu gezisini ve şarkılarını bitirdiğinde Triple J için bir canlı kayıt yapmaya karar verdi. Daha sonra bu kayıt, Los Angeles’ın ünlü radyolarından KCRW’da çalınmaya başladı. Onun duygu dolu şarkı sözlerini saran eşsiz sesine ve şarkılarına bir çok Amerikan firması da kayıtsız kalamadı. Bu ilgiye rağmen o, 2002 yılıını öğrenci yurtlarını ziyaret etmek için çıktığı zorlu yolculukla geçirdi. Bu yılın sonunda da Warner Bros Records şirketiyle anlaşma imzaladı.
2003 yılında Missy, tanınmış yerel sanatçıların desteklediği bir Avustralya turnesine davet edildi. Daha sonra şarkılarından “Greed For Your Life”, Triple J dinleyicileri tarafından “yılın en iyi 100 şarkısından biri” seçildi. 2004 yılının başlarında Missy bir kaç ayını, yapımcı John Porter (The Smiths, Ryan Adams ve Los Lonely Boys’un yapımcısı) ve aranjör Jay Newland ile stüdyo kayıtlarıyla geçirdi. Bu kayıtlar sonunda ilk tanıtımı yapılan şarkı “Scar” oldu ve Avustralya’da 2 Ağustos’ta piyasaya sürüldüğünde büyük ilgi gördü.
“Scar”, yaklaşık 10 hafta boyunca müzik listelerinde bir numara oldu. Avustralya radyolarında 2004 yılının en çok çalınan şarkısı ünvanını alan “Scar”, Missy’ye bu ülkede Grammy ödülünün karşılığı olan ARIA Award’u getirdi ve bununla birlikte Missy yılın en iyi bayan sanatçısı ünvanını aldı.
2004′ün 6 Eylül’ünde genç şarkıcının ilk çıkış albümü olan “The Sound Of White” piyasaya sürüldü. Bu albüm, yeni çıkış yapan bir sanatçı için hiç beklenmeyecek derecede olağanüstü bir başarı yakaladı ve satış listelerinde 5 hafta boyunca zirveyi kimseye kaptırmadı. “The Sound Of White” albümünün çıkış parçası, Missy’nin ilk yazdığı şarkı olan “All For Believing” idi. Albümde öne çıkan parçalar, piyanonun hoş tınısıyla süslenmiş “Nightminds”, “Any Day Now”, “They Weren’t There” ve albüme adını veren “The Sound Of White” oldu. Bununla birlikte “Casualty” ve “This Is How It Goes” şarkıları Missy’nin caz altyapısını yansıtırken, “Katie”, “The River” ve “The Special Two” isimli parçalar da albümün karanlık atmosferini yansıtıyordu.
Akustik gitar performansını sergilediği parçalar ise “Don’t Ever” ve “Ten Days”di. Tüm bu farklı materyalleri birbirine bağlayan en önemli etken ise Missy’nin şarkı sözleri konusundaki yeteneğiydi. O, samimi ve derinlere işleyen şarkılar yazmak konusunda büyük bir yeteneğe sahip. Bu yeteneği, enstrümantal becerisiyle birleştirdiğinde de ortaya gerçekten hoş şarkılar çıkıyor.
“Benim, bir şarkı yazarı olarak önemli gördüğüm ilk şey şarkılarımın sözleridir. En önemli ikinci konu ise bu şarkıların canlı performanslarıdır.” diyor Missy… Ve ekliyor: “Zaten bu yüzden Aimee Mann gibi sanatçıları çok beğeniyorum. Harika sözler yazıyorlar ve sahne performansları, dinleyenlere unutulmaz deneyimler yaşatıyor.”
Missy Higgins, etkili şarkıları ve güzel sesiyle olduğu kadar, samimi tavırları ve doğal güzelliğiyle de izleyenleri kendine hayran bırakıyor. Higgins, disiplinli ve ilkeli çalışmalarını önündeki uzun yaşama yayar, yaşamını müziğine ve dinleyenlerine adarsa, gelecekte adını çok daha sık duyacağız.
Missy uzaklarda bir yerlerde,belki ülkemin haritadaki yerini bilmiyordur ama şarkılarıyla bana ilham verdi hep,vermeye de devam ediyor. Bana hep saçma elbiseler,saçma giysiler,saçma müzik efektleri ve tüm bunların altındaki düşünce olan “farklı görünme,fark yaratmaya çalışma” düşüncesi olmadan da eşsiz ve güzel bir şeyler ortaya çıkarmanın mümkün olduğunu hatırlattı. Doğallığın da kendi başına güzel olduğunu hissederim onu dinlediğimde… Umarım daha çok albümler yapar ve umarım hiç kalitesinden ödün vermez de onu zevkle dinlerim her zaman…
Missy Higgins hakkında daha fazla bilgiyi bulacağınız,videolarını izleyip şarkılarını dinleyebileceğiniz(evet son albümünün tamamını dinleyebilirsiniz) yegâne adres de şu efenim: www.missyhiggins.com















Şubat 16th, 2009 at 10:45
kasyacım çokk merak ettim sesinii sağol bizimle paylaştığın için Missy higgins’i
Şubat 18th, 2009 at 16:52
iki şarkısı sağ taraftaki müzik kutumda var
Şubat 20th, 2009 at 01:32
anammmmmmmmmmmmmmm..
özledim buraları..
missiiiiii de higginss
evett.. hemen müzik kutunun ağzını burnunu kıralım…
dinliyylimmmmm..
Şubat 20th, 2009 at 11:15
kız zap zap zopidik,nerelerdesin sen,gözümüz yollarda kaldı be yaw…
kır kır,yenisini alırım ben,para bol
Şubat 20th, 2009 at 12:26
adınız lütfen.. gerekli.. ahaha nedense çok hoşuma gidio her seferinde saçma sapan komik momik isimler türetmek.. bide gerekli yaa.. o bakımdan..
bu arada farkettimde momik ikilemeye yakışmadı.. hadi sapan saçmadan sonra ama momik olmadı dostum… dimi… evet hı hı.. olmadı..
Şubat 20th, 2009 at 12:45
yok yok korktum ben senden cidden… ben o yorumu yazmadan önce “ya ne kasıon ikide bir isim yazmaya o saçma alanları doldurmaya,aynı ismi kullansana kızım” demiştim,sildim. nan du bi dakka,acep başka bi yere mi yazdım ben o cevabı…
nan yine durdu kafam… pff tiksindim şu hafızamdan…
saçma tamam da sapanı kim uydurmuş merak ettim şimdi…