Blogcuların genel olarak okunma nedenlerinden en önemlisi,anladığım kadarıyla güncel olarak yazmaları ve yazmaya sürekli devam edebilrmeleri. Ben zaten genel olarak bloglarda kullanılan WordPress alt yapısını kullansam da ya da bloxoo’ya üye olsam da kendimi hiç blogcu olarak göremedim. Yazsam havadan sudan,eyvallah. Ama ne yazcak zamanım oluyor o kadar,ne de havadan sudan bahsedip kafa patlatmak hoşuma gidiyor.
Velhasıl,buraya gelen,bir göz kırpıp kaçan tüm okuyucular da belki 2-3 günde bir yazacağımı sanıp geliyorlar ama 15 gün aynı sayfayla karşılaşmak da onları sıkıyordur muhtemelen. Yaz geldi,artık daha çok yazabilirim belki diye düşünsem de,büyük konuşmamak adına bir söz vermiyorum.
Gelelim yazının asıl konusuna: Efendim bildiğiniz üzere her yazarın er ya da geç aklına düşecek bir hayal vardır ki adına “kitap çıkartmak” derler. Evet,sanırım sonunda Şehr-i Kasya’yı çıkartmak için bir fırsat yakaladım. Fırsat tamam, malzeme tamam, organizasyon tamam… Ama… Ey okuyucu,eline alsan bu kitabı,şu tepedeki yazı fontuyla,Kasya kelimesindeki “a”nın ucundan çeken kızı görsen,alttan hayalet olmuş elinde kılıcı,uçan balon şeklinde kurukafasıyla dikilen çocuğu görsen kapakta,merak edip bir iki satır okur muydun? Hadi bunu da geçtim,buraya gelmişsen iki kelâm da okumuşsundur. Basılmaya değer buldun mu?
Sence basma zamanı mıdır,çok fırın ekmek mi vardır daha buna,hele bi yardım(yorum) buyur okuyucu…
Kal sağlıcakla…
















Haziran 22nd, 2009 at 15:08
ben kapağı görsem merak edip tüm kitabı da okurdum :)
şehr-i kasya’yı çok beğendim. bi yazıyı okuyunca merak edip tüm arşivi okutacak cinsten olduğunu düşünüyorum:) en kısa zamanda oturup tüm arşivi okuyacağım :D:D
Haziran 22nd, 2009 at 18:13
Hoşgeldin bataklık cadısı.
O zaman elde var var bir diyorum.
Buradan okuyucu toplayıp o kadar bastıracam da o yüzden sordum…
Şaka bi yana,iyi ki geldin siteme ve umarım bundan sonra da nadir de olsa bi ziyeretime gelirsin. Yazıya yorum yazacam diye de kasma,bi naber desen makbule geçecektir. Hayden de baş baş…
Haziran 23rd, 2009 at 17:02
ben okumam zuhhaha
sinirlen diye yapıorum sinirlenince çok şey oluon
bildin sen onu
bedava olursa okurum ama para vermem
tamam be kızma gidiyom
Haziran 23rd, 2009 at 18:59
ne kızcam be sana. sana kızan senin gibi olsun.
sen okuma zaten millete kötü reklam yaparsın…
Haziran 27th, 2009 at 00:02
kasya insanı sen kitabını çıkar dörtyüztane birden alacağım..:)
Haziran 27th, 2009 at 15:34
Tişörtler için komisyon olarak mı yoksa?
Haziran 30th, 2009 at 21:50
maksat gençlerin önünü açmak,teşvik..yoksa öle cin fikirlerim yok benim..
Temmuz 2nd, 2009 at 16:23
walla topraam, burada yazdıklarını bir kitapta derlesen, okunur, okunur ama, üstteki şeyler, yazdıklarını tanımlar mı, onu bilemeceğim…
kitabı yazmak, yayımlamak filan… bunlar da fırından çıkacak ekmeklerin bir kısmıdır der, eğer hakikaten fırsat tamamsa, dene derim… öperim…
Temmuz 4th, 2009 at 11:04
Eğer eline böyle bir fırsat geçtiyse elbette şansını denemelisin. Ama “kitabımı alır mıydınız?” diye bizlere sormak yetmez kasyacı. Biz seni zaten sevdiğimiz ve takdir ettiğimiz için sürekli buradayız, seni okuyoruz. Kitabı çıktığında da elimizden gelen desteği veririz imkanlarımız el verdiğince. Ama dediğim gibi bizim desteğimiz yetmez. Reklamını iyi yapman gerek. Kitabını okuyup beğenecek tanınmış yazar/yazarların desteğini alman gerek ki kitabını tavsiye etsinler. Bir editör bulman gerek ki yazım hatalarını düzeltsin, gerekli gördüğü yerlerde sana tavsiye de bulunsun, dıştan bakan biri olarak değiştirilmesi ya da ekleme yapılması gerektiğine inandığı kısımları söylesin. Çok konuştum galiba gene
Temmuz 4th, 2009 at 15:13
Sevgiil mit sanırım bir yanlış anlaşılma olmuş; “Siz alır mısınız bu kitabı” değil de,”beni tanımasanız,bilmeseniz, bu kitap, kapağında bu isim ve bu şekille ilginizi çeker miydi,elinize alıp bir bakar mıydınız?” demek istemiştim. Ondan da ziyade şu anda beni okuyanlar olarak yazdıklarımı en iyi bilen “siz”e “yazdıklarım basılma aşamasına geldi mi acaba sizce?” sormaktı amacım. Belki de henüz kırk fırın ekmek yemem gerekiyordur diye düşünüyorum çünkü bazen.
Amacım kitaba tiraj yaptırmak değil. “Okunabilir bir kitap” yazmak. Tirajı olsun istemez miyim,isterim tabi ki. Ama amacım bu değil.
Sanırım bir başlangıç olması için kitabı yayınlayacağız. Bir de sevgili mit profesyonel bir yayıncıyla çalışacağım için o söylediklerinden yapabildiğimiz kadarını yapmayı da düşünüyoruz. Yazım hataları ve dil konusunda çok hassassım.Her yazımda şimdiye kadar elimden geldiğince dikkat ettim buna.(Ki noktalama işaretleri ve kelime dizini konusunda pek de kötü durumda olduğumu düşünmüyorum açıkçası.)Bazen defalarca yazılarımı kontrol ettim. O yüzden editörlük kısmına da gerçekten önem veriyorum. Ancak sonuçta bu bir ilk kitap ve bir sermaye de koymak gerekiyor. Benim de imkanlarım sınırlı ve dediğim gibi yapabileceğimin en iyisini yapmaya çalışacağım.
Umarım şimdi sorum ve bu kitabı yazma amacım daha iyi anlaşılmıştır…
Temmuz 5th, 2009 at 13:19
eğer ki seni hiç tanımıyor olsaydım… ki daha 10 gün öncesine kadar tanımıyordum maalesef. ve anlattığın gibi bir kitabı elime alsam bir süre kapağın dizaynındaki güzelliklere takılır yanımdaki arkadaşımı dürter şu kitaba baksana kapağı… kapağı süperrr derdim :) ve alırdık 2 tane… basılmaya değer. yazadığın herşeyin okunmaya değer olduğu kadar hemde…
sabırsızlıkla beklediğimizi unutma
Temmuz 8th, 2009 at 18:21
öncelikle siteme hoşgeldin zeynep. okuyup üşenmeden yazılarıma yorum yağtığın için çok teşekkür ederim. Şuanda internet bağlantım olmadığı için biraz geç onayladım yorumlarını,kusurumu mazur gör.
Yazılarımı beğenmene de çok sevindim…
Her zaman beklerim…