
Anahtar Parça: Loreena McKennitt- Night Ride Across the Caucasus
Hadi…
Uyan içimdeki…
Uyan,uyan hadi,
Kalkma vakti…
Kokusunu duydun mu kışın?
İliklerine sokuldu mu soğuk
Tatsız,zor gelen bir iş günü sabahında?
Neden işe gidiyorsun,
Neden okula gidiyorsun…
Hiç sordun mu kendine,
Sen ne istiyorsun!
Soramazsın,sorumlulukların var…
Kaçamazsın,zincirlerin var…
Özgür olamazsın,
Çünkü o dikenli tellerde
Senin kanın var…
Soğuk bir sabah dimi?
Lanet rüzgar küfür yemeye hazır…
Lanet edersin güneşsiz güne
Bir kuzey ülkesinde yaşamadığını
Fark etmeden bile…
Hadi,çok bile durdun,
Tak şu kualklıkları şimdi…
Gittiğin yol bu dünyada kalman için
Fazlasıyla “fazla”…
Bırak kendini Missy’nin ruhuna.
McKennit var ondan sonra.
Gözlerini açtığında çoktan varmış olacaksın
Küçük hücrene,büyük dünyana…
Dünya büyük dimi?
Dünya… Ah dünya…
Büyüklüğü hakkında hiç bir fikrin yok dimi?
Kırk bin kilometrelik çapı
Ezberden söylersin anında,
Ama bin kilometrenin ne demek olduğunu
Hatta bir kilometreyi bile ölçemezsin aslında.
Kabuğun,rollerin,sevdiklerin…
Hep bir şeyler var seni bağlayan…
Kaç git buralardan,rol yapıyorsun…
Kaç git buralardan,kendini mahvediyorsun.
Kaç git gün batımı seni bekliyor,
Kaç kalbinin attığı yere,
O seni bekliyor…
-Hey,iyi misin?
-Ha?
-Ohoo,çoktan uçmuş…
-Ha,iyiyim…
-Daha uyanamadın mı be
-Hey,tamam iyiyim ben.
-bla ve bla…
-Bıt ve bıt…
Ve hayat devam eder.
Rüzgar o deli saçmalıklarını
Her esisşinde çarpar yüzüne ve
Geçer gider geri dönmek için,
Gitmek için can attığı yere…
Oksijen basittir,
Miniktir ve girer çıkar her yere…
Ciğerlerine dolar,hücrelerine dolar,
DÖner dolaşır,
Birileriyle dalaşır,
Birilerine yapışır…
Ama şu var ki,
Herşey bitip şarkıdaki gibi
Can bedenden çekip gidince,
Ardında bir tek o kalır…
Oksijen kadar basit,
Oksijen kadar minik,
Oksijen kadar görünmez ve
Kendini göstermez olamazdın.
Bir iz bırakmaya çalıştın hep ama
Sadece işe yaramazdın…
Bırak izleri,sadece yaşa…
Gir,çık hayatlara,
Ama kal ayakta…
Kim bilir,
Bir oksijene yapışabilirsin belki sonunda…
Oksijen hayattır,
Oksijen ölümdür…
İnsan hayattır,
İnsan ölümdür,unutma…
İnsansın,unutma…
İnsansın…















Kasım 5th, 2009 at 10:11
bla ve bla…

Bıt ve bıt…
.
.
hele loyyy loyy loyyy buraklı demirtaşımmm kasyacım looyy!!!
yaşam belirtisi gibi güzel bişe yok…
ooohhhhh
keyfime yok diyecekk..
o değilde çok derinn bi şiir..
Kasım 5th, 2009 at 15:46
Arada yaşıyorum evet,yaşayınca böyle belirtiler de kaçınılmaz oluyo tabi.
ayrolu gız,iyi ki geldin,gülümsettin yine.
Kasım 6th, 2009 at 20:44
güzel bi yaşam belirtisi olmuş
Kasım 7th, 2009 at 00:46
arada beynime “oksijen” gidince oluyo böle şeyler
ayrıca yorumun için de teşekkür ederim.
Kasım 7th, 2009 at 18:58
hey sen, günbatımına doğru ilerlerken düldül ün belki altında, saman çöpün ağzında da, rintintine bi ıslık çakmayı unutma kayboldan o batımda
yazılarında sürekli biyolojik kavramlar kullanman dikkatimden kaçmadı bıdık
he e tabi bi de bu belirtim arasında salıverilmek lazım gelir ki mckennitt halamın en favoreyşın şarkılarındandır zannımca, yollar akıp gider sanki bir ruh kıvrımıyla o ses kulaklarındayken…
ve son olarak sonuç kısmında;
gereğinin yapılmasını bilgilerinize arz ederim efenim…
saygılar
Kasım 8th, 2009 at 08:32
Biyolojik kavramları sürekli kullanmam ama daha genel bakış açısıyla bilimsel kavramlar dersek,evet bunları yeri geldiğince kullanmakta bi sakınca görmüyorum. Çünkü hayata sadece soyut,psikolojik bilgiyle bakarsan ayrıntıları atlar ve gerçek sonuçlara ulaşamazsın. Gerçekliğin de boyutları vardır tabi. Bilimsel terimlerin yoğunluklarında ise bazen biyoloji ağır basabiliyor. Bir şey bildiğimden değil tabii ki;hayat hakkında konuştuğumdan… Hayatın ne olduğunu sorguluyorsan,tek bir hücre için hayatın ne anlama geldiğinden başlaman gerek. İnsanı sorguluyorsan da, bedeniyle ruhu arasındaki fiziksel sınırın dikenli tellerini görmen gerek…
Evet pek açıklayıcı olamadım…
Evet pek olmak da istemedim…
Kasım 16th, 2009 at 01:24
canım sıkkındı arada olur böyle dedim seç bi yazı ne okursan sana mesaj olsun sok kafana dedim..sanırım ben payıma düşeni en azından bu gece için aldım..
Kasım 16th, 2009 at 01:58
tefeül bazen güzeldir. bu durumda benim için güzel olan ise,hiç bilmeden kaderinin bir parçası olmam. ilginç di mi?