Haz
28

Tozları üfleme vakti…

Yazar: Burak Demirtaş  //  Blog, Kâtip'in izleri...  //  4 Yorum

Anahtar Parça: The Cranberries – Just My Imagination

“There was a game we used to play…”

Çok uzun bir ara vermiştik di mi dostum… Ne bulutlar geçti üzerimizden bak. Ne hayatlar geçti üzerimizden şuncacık kısa zamanda. Kırdık geçirdik düzenimizi, tuzla buz ettik benliğimizi ve ağır çekimde izledik zaman ilerlese de filmin geriye gidişini…

“We used to be so free…”

Burdayım yine kadim dostum. Mumun ışığında, anıların ortasında ve kapattığım gizli şehrimin kapısında, “Just my imagination”ın şekerli tınısı eşliğinde, sihirli kelimeler aksın yine aklıma diye bekliyorum. Olmayan yıldızlar tavanımda yine görünürler nasılsa, olmayan rüzgar vurur yine olmayan yaprakları yalayıp, salınır yüzüme. Olmayan güzel gözlerimi açarım ve çekerim olmayan tatlı, o çok tatlı kokuları içime…

“We were living for the love we had and living not for reality…”

Umudum yeşerir bak yine, güneş doğar üzerine, fotosentez yapar, hayat verir hayallerimde yaşayan her şeye…

“It was just my imagination…”

Dostlar gelir yine uzaklardan belki. Loş ışıklı yaz gecelerinde gülüşürüz yine, hikayeler, oyunlar, keskin ve yumuşak tüm tatlar karışır gece kuşlarının seyrek ötüşlerine. Bir yaz yağmuru başlar ve ağzımı eşşek kadar olan bedenimden utanmadan açarım yine gökyüzüne. En iyisi… Hayata gülerim yine…

“We’ll always be this free”

Gerçeklik bağladı değil mi hep bizi. Yer çekimi dedi dünya, çaktı bizi üzerine. Para dedi toplum, çaktılar hepimizi iş yerlerine. Oysa öyle özgürdük ki biz içimizde… Öyle mutluyduk ki kimsenin giremeyeceği mühürlü gezegenimizde…

“We will be living for the love we have”

Bir de dostum… Sevgimiz için yaşardık biz di mi? Severdik, bağlardık kalbimizi uçurtmamızın üstüne ve rüzgar neereye çekerse koşardık onunla gittiği yere, ipimiz yettiğince… Severdik dimi dostum… Severdik di mi? Merak etme, çok seviyoruz yine…

“Living not for reality “

Şşt… Aldırma onlara, bırak konuşsunlar, koştursunlar, birbirlerine kızıp bağırsınlar, kavga edip öldürsünler, çoktan unutsalar da ne için yaşadıklarını… Bırak gerçeklik için yaşasınlar ne olduğunu bilmeseler de. Düşünme bu kadar, işe yaramaz, beş parasız ol onlar için ama küsme kendine. İhtiyacımız olan herşeye sahibiz içimizde… Bırak yaşadıklarını sanarak ölsünler. Belki de mutludurlar böyle…

Gelin sihirli kelimelerim… Gelin en uzaklardaki dostlarım. Gelin uçuşalım yine…

“It’s not my imagination…”


İlginizi çekebilecek diğer yazılar

4 Yorum Neye? Şuna: “Tozları üfleme vakti…”

  • düzenini kırıp geçirirken, parmağınıda kırdın be miniş. olsun bak vardır her şer işte bir hayr iş :) bedeninin hareketsizliği kelimeleri harekete geçirmiş :) kafiyelimi oldu ne :S aman olduysa oldu, ben yeniden senin cümlelerini okudum ya ne olursa olsun… hoş geldin kasyacı hoş geldin….

    • zaten böyle bir kırıkta mutlaka hayır olmalıydı. :tongue:

      şaka bir yana, mutluyum buraya, evime döndüğüm için. :happy:

  • oh be, nihayet diyorum :)

    yalnız bu sefer böyle çok tuhaf oldu :alien: sankim böyle bir düşünce okunması, birşeyler.. Allah Allah..
    şu paragrafı tam anlamıyla üstüme alındım, sanki böyle bi derdimi anlatmışım da cevabında söylenmiş gibi. :blink:
    “Şşt… Aldırma onlara, bırak konuşsunlar, koştursunlar, birbirlerine kızıp bağırsınlar, kavga edip öldürsünler, çoktan unutsalar da ne için yaşadıklarını… Bırak gerçeklik için yaşasınlar ne olduğunu bilmeseler de. Düşünme bu kadar, işe yaramaz, beş parasız ol onlar için ama küsme kendine. İhtiyacımız olan herşeye sahibiz içimizde… Bırak yaşadıklarını sanarak ölsünler. Belki de mutludurlar böyle…”

  • Kendinden bir şeyler bulmana sevindim. :happy: ben de kendime nihayet diyorum… :tongue:

Yorum yazın

*

:D :-) :( :o 8O :? 8) :lol: :x :P :oops: :cry: :evil: :twisted: :roll: :wink: :!: :?: :idea: :arrow: :| :mrgreen:



bt bt bt
#