
Her sabah uyanışında
Her sabah aynı,
Her sabah farklı bir dünya…
Güneş aynı mı?
Peki trafik?
Sen aynı mısın dünden beri?
Üzgündün,gülümsüyor musun şimdi?
Yazının devamını okumak için tıklayın…
Evet... Aslında baştan ne kadar süreceğini kestiremediğim,ama tutulunca (okuyucu tarafından değil,diğer kişiliklerim tarafından tutuldu :)) devam ettiğim bir yazı dizisiydi kahraman... Önce kasya şeklinde başladı,sonra nesirle devam etti.Bir bütünün birbirinden bağımsız parçaları her biri. Tıpkı romandan canlı yayının bölümlerinde olduğu gibi. Ve şimdi işte "Kahraman"ın yazılmış tüm bölümleri,umarım hoşunuza gider...
Anahtar Parça:Gökçe-Aradım Seni Evvel zaman içinde... Koştum geldim,hadi durma vur tokadı... Saçtım geldim,hadi ama Kır artık umudumu... Koptum gittim,diplerdeyim, Kanım fazla geldi, Bak tam şurda, Kes at "aort"umu... Bir söz,bir bakış, Kendime söylediğim yalanlara inanış, Ve gözlerde bir tutam kararış... Ne acı kalır, ne ses, Ne sen kalırsın,ne nefes... E zaten yoktu sensiz nefes... Can bana,sen bana, Ben de buralara fazla galiba... Ya da eksiktim aslında...
"Önce Bademağacı'nda başlayan serüven,sonra blogcuyla,sonunda da wordpress platformuyla devam etti.Bu konuda bana ilk yardımı dokunan kişi olan sevgili çileklisüt'e,yazmam konusunda beni teşvik eden tüm dostlarıma yürekten teşekkür ediyorum..." Gibi oldukça resmi bir giriş cümlesini okusam,bu yazının gerisini okumayabilirdim ben olsam.Ama sen,sen olduğun için okuyorsun ve iyi de ediyorsun sayın "okurgaç"(missi'nin deyişiyle).
Anahtar Parça: Loreena McKennitt- Night Ride Across the Caucasus Hadi... Uyan içimdeki... Uyan,uyan hadi, Kalkma vakti... Kokusunu duydun mu kışın? İliklerine sokuldu mu soğuk Tatsız,zor gelen bir iş günü sabahında? Neden işe gidiyorsun, Neden okula gidiyorsun... Hiç sordun mu kendine, Sen ne istiyorsun!
Oturduk bir köşeye, Seyre daldık adı yeni, Sırrı kadim şehrimizi... Sırlıydı tüm camlar, Akse doydu da sonunda, Görünür oldu perdesi. Karanlıktı aydınlıklar, Ulaşır oldu aklın gözlerine Şirin foton tanesi... Şimdi mutsuz olamam, Şimdi ben onsuz kalamam... Şimdi öğrenmem gereken o kadar çok ki Ben birinde takılamam! Zaman,bükül benimle! Yıldız olayım,çekeyim seni de içime. Sen akamazken,evren akıtsın tüm bilgisini Ruhumun iliklerine. Belki ancak o gün doyar,kapanır bu açlık, Ve özgür kalırım ben de...
Evet uzun aradan sonra eğlenceli bir Trabzon doğa kampını da ardımda bırakarak huzurlarınıza gelmiş bulunuyorum. Bu arada buradan da hemen duyurusunu yapayım: Arkadaşlar bilmeyen varsa;üniversite öğrencileri için "Gençlik Hizmetleri Dairesi"nce yazın doğa kampları düzenleniyor ve fiyatları accayip uygun. Örneğin benim katıldığım Trabzon-Sultan Murat Yaylası doğa kampının fiyatı 120 TL idi. Bu fiyata İkizdere'de rafting,Kalkandere Şelalesi'nde kaya inişi,Sümela Manastırı ve Trabzon şehir gezisi,yaylada da paintball,yapay duvar tırmanışı,ipte yürüme ve doğa gezisi etkinlikleri dahil. Ayrıca üç öğün (öğlenleri genelde dışarda olunduğu için kumanya verilmekte) yemek ve bulutların üzerinde güne uyanma keyfi de fiyata dahil. Allah devletimize zeval vermesin diyelim. :) Hepinize tavsiye ...
İlk defa sitemde dışarıdan bir kaynakla bir haberi yayınlamak istiyorum. Çünkü edebiyattan önce,edep lazım bize. Çok sevdiğim insanlardan biri olan Prof. İlber Ortaylı'nın ntv'de yayınlanmış bir röportajını sizinle paylaşmak istiyorum. Konu sadece İstanbul'un değil aslında,tüm Türkiye'nin konusu ama o güzelim şehrimizin gitgide mahvoluşu,geçmişini azıcık ucundan bilen bir insanın bile içini acıtıyor. Bir dev miras,binlerce yıllık tarih,göz göre göre yok ediliyor.Daha fazla konuşmadan haberi paylaşıyorum,sevgilerle... İstanbul'u kim kurtaracak? İSTANBUL - UNESCO Dünya Mirası Komitesi, İstanbul'u Dünya Mirası Listesi'nden çıkarmamak için 1 yıl süre daha verdi. Eksikliklerin 2010'a kadar tamamlaması için bir dizi öneride bulunuldu. İspanya'daki toplantıda "Tehlike Altındaki Miras Listesi"ne alınması gündeme gelen İstanbul, ...
Anahtar Parça: Manga-Üryan Geldim Beni bende bulmadım! Bedenden birden ayrı kaldım. Şu çekilmez zaman sıcağında Kardan bir adammışım; Eridim su oldum, buhar oldum, Kahır oldum, uçtum gittim, Yağmur oldum düştüm bedene de Sonsuzda değil, sondaydım... Bir gece lazımmış bana, Bir kırılma şu ışıyan ruhuma... Bir uyanış lazımmış uykuma, Dozu çoktan aşmışım rüyalarda.
Anahtar Parça: Umut Kaya-Ver O Gözlerinden Birini(En altta) Ah be ayna, Yüzüm,gözüm tamam ama, Keşke dolu gözüken tenimin Altlarını da anlatsan bana... Bilmiyorum nerden bu boşluk, Bilmiyorum nedir bu "mutluluk"suzluk, Nasıl giderilir bu susuzluk...
Anahtar Parça:Peyk-Uyku Ol!(En altta...) Uykum var... Çok uykum var... Uyuyorum bak... Uyuyorum sana... Uyuyorum seni bulmaya... Uyuyorum gidemeyeceğim, Hiç hissedemeyeceğim yeri aramaya... Uyuyorum sanal dediğin gerçeğime, Uyuyorum rüya dediğin cennetime, Uyuyorum kayıp dediğin zamana Ve biliyorum, Uymadım ben bu hayat denilen Demir döküm kalıba...

Her sabah uyanışında
Her sabah aynı,
Her sabah farklı bir dünya…
Güneş aynı mı?
Peki trafik?
Sen aynı mısın dünden beri?
Üzgündün,gülümsüyor musun şimdi?
Yazının devamını okumak için tıklayın…

Uzun zaman oldu değil mi kadim defterim… Ama bak bulduk sonunda kürkçü dükkânının yolunu… Selametle…
Anahtar parça: The Do-Stay(Just a little bit more)
Zaman kapsülünden hallice bir kutum vardı;
İçinden kırık bozuk eski bir kaset,
Saçma savruk masallardan fırlama,
Hepten de çocukça duygular çıktı.
Dünyanın en kötü filmine
İki kişilik sinema bileti,
Pamuk ipliğindeki çocukluk aşkının eskitilmemiş resmi,
Bir de küçük bir zihnin
Bir zamanlar devasa olan,
Sonra küçülüp şehrime
Hatta evime dönüşen evreninden
Bir kaç parça lego eskisi…
Yazının devamını okumak için tıklayın…
Zaman akıyor
Bense kıyısında
Ayaklarımı daldırmışım
Onun serin sularına.
Soğuk bazen akıntı
İçimi titretiyor
Farkettiğimde üzüldüm
Meğer asırlardır
Benden bir şeyler götürüyor
Yazının devamını okumak için tıklayın…
Ayaklarım çıplak şimdi
Toprak girmiş parmak aralarıma
Yağmur çiseliyor yavaşça
Ortaya çıkan koku yine kazınıyor aklımda
Bayılıyorum bu kokuya…
Rüzgar ne de tatlı esiyor böyle
Serinletiyor bunaltan sıcakta
Yağmur da yetişmese imdada
Çoktan kızarmıştık kendi yağımızda.
Yaz yağmuru,hızla geçecek ama
Yeter bu kadarı da, hem bana
Hem de doğanın susuzluğuna…
Yazının devamını okumak için tıklayın…
Bugün mutlu bu satırlar
Bugün dalgasız bu sayfa
Gözlerim bir garip parlıyor
Bugün mutluluk kokusu var havada
Otobüste asık suratlar var
Benimse onlara inat güleç yüzüm
Onlar gitmek istemiyorlar
Ben ise koşuyorum,duranları gıcık ediyorum…
Yazının devamını okumak için tıklayın…