<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Şehr-i Kasya &#187; Şiir</title>
	<atom:link href="http://www.burakdemirtas.net/tag/siir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.burakdemirtas.net</link>
	<description>Burak Demirtaş&#039;ın karalama defteri.Sokak lambalarına garezi olanlar için...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 Apr 2010 16:08:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Gölgelerin misafiri</title>
		<link>http://www.burakdemirtas.net/2009/02/01/golgelerin-misafiri/</link>
		<comments>http://www.burakdemirtas.net/2009/02/01/golgelerin-misafiri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Feb 2009 14:40:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Kasya]]></category>
		<category><![CDATA[Saklı kent]]></category>
		<category><![CDATA[Gölgelerin misafiri]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burakdemirtas.net/?p=68</guid>
		<description><![CDATA[Anahtar Parça:James Horner-Hoist The Colours Karanlık düşmüş köprünün üzerine Bir kadın çökmüş betonun soğuk nefesine Kurumuş çatlamış ellerinde Üç kuruşa satacağı mendillerle Yalvaran gözleri nemi çoktan unutmuş Zaman karanlık bir okyanusmuş Fırtınasızken bile onu korkutmuş İçine çekmiş hep boğmuş da boğmuş Her geçen günün sonunda Ciğerleri daha çok suyla dolmuş Dalgalar çakıl dolu sahiline vurmuş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="/wp-content/resimlerim/yazi/golgelerinmisafiri.jpg" alt="" width="540" height="210" /></p>
<p><strong><em><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #ff0000;">Anahtar Parça:James Horner-Hoist The Colours</span></span></em></strong></p>
<p>Karanlık düşmüş köprünün üzerine<br />
Bir kadın çökmüş betonun soğuk nefesine<br />
Kurumuş çatlamış ellerinde<br />
Üç kuruşa satacağı mendillerle</p>
<p>Yalvaran gözleri nemi çoktan unutmuş<br />
Zaman karanlık bir okyanusmuş<br />
Fırtınasızken bile onu korkutmuş<br />
İçine çekmiş hep boğmuş da boğmuş<br />
Her geçen günün sonunda<br />
Ciğerleri daha çok suyla dolmuş<br />
<span id="more-68"></span><br />
Dalgalar çakıl dolu sahiline vurmuş<br />
Vurdukça çakıllar ufalanmış,kum olmuş<br />
Kumlar rüzgarla savrulmuş<br />
Gafillerin,cahil alimlerin gözlerine dolmuş</p>
<p>Gölgelerin misafiri bu gece çok yorulmuş<br />
Uzanmış soğuğun ellerine<br />
Azrail&#8217;in fısıltısı ninni olmuş gecesine<br />
Bu göğsüne biriken son damla hayatmış<br />
O da uçup gitmiş meleklerle</p>
<p>Kadın kaparken gözlerini<br />
Yağmur başlamış şehirde<br />
Onun için göz yaşı döken<br />
Bulutlar olmuş sadece</p>
<p>Gölgeler nicelerini konuk etmiş<br />
Yine aynı köprüde,<br />
Aynı soğuk nefesle<br />
Hayatları da bir nefesmiş<br />
Nefesler de nefse nâzır<br />
Yitip gitmişler sessizce&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burakdemirtas.net/2009/02/01/golgelerin-misafiri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Selam olsun bilenlere&#8230;</title>
		<link>http://www.burakdemirtas.net/2008/11/18/selam-olsun-bilenlere/</link>
		<comments>http://www.burakdemirtas.net/2008/11/18/selam-olsun-bilenlere/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 Nov 2008 14:00:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Haykırış]]></category>
		<category><![CDATA[Kasya]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burakdemirtas.net/?p=38</guid>
		<description><![CDATA[Yine sarıldım tozlu arşivime ve İstanbul&#8217;a ilk geldiğim zamanlarda yazdığım bir kasya düştü elime&#8230; Buyrun efendim&#8230; :) Anahtar Parça:Badem Doğ Güneş İki dünya tatlısı yavru kedi Uzanmış batan güneşin önünde Sokulmuşlar birbirlerine Yaprakları dans ettiren O tatlı rüzgar eşliğinde Dünyanın curcunasına inat Yummuşlar gözlerini huzur içinde &#8220;Gel bizi kucakla,sev&#8221; deseler de Kıyamadım,bozamadım tatlı uykularını Korudum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://img75.imageshack.us/img75/5664/catandbalalaikabysergeyqw1.jpg" alt="" width="540" height="210" /></p>
<p><em><strong>Yine sarıldım tozlu arşivime ve İstanbul&#8217;a ilk geldiğim zamanlarda yazdığım bir kasya düştü elime&#8230; Buyrun efendim&#8230; :)</strong></em></p>
<p><span style="color: #99cc00;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Anahtar Parça:Badem Doğ Güneş</strong></em></span></span></p>
<p><span class="postbody">İki dünya tatlısı yavru kedi<br />
Uzanmış batan güneşin önünde<br />
Sokulmuşlar birbirlerine<br />
Yaprakları dans ettiren<br />
O tatlı rüzgar eşliğinde<br />
Dünyanın curcunasına inat<br />
Yummuşlar gözlerini huzur içinde<br />
&#8220;Gel bizi kucakla,sev&#8221; deseler de<br />
Kıyamadım,bozamadım tatlı uykularını<br />
Korudum onları kendimden,kendimce<br />
Çok masum göründüklerindendi<br />
Bu kahramanlık belki de&#8230;<br />
<span id="more-38"></span><br />
Sevgiyi tadacakları son zamanlar<br />
Bu &#8220;miniklik&#8221; günleriydi belki de<br />
Büyüdüklerinde sevilmeyeceklerdi<br />
Günahsız olsalar da,masum olsalar da<br />
İnsanlardan yiyecekleri tekmeler<br />
Ağır gelecekti küçük bedenlerine<br />
Çok azı,fazla acı çekmeden ölecekti<br />
Bu yüzden o an daha çok sevmeliydim<br />
Kaptırmalıydım kendimi bu iki şirin şeye</span></p>
<p>Bir zamanlar onlar gibiydik biz de<br />
Masumduk,kirlendik sessizce<br />
Her yaşıtımızı kirli görür olduk bir de<br />
Bize yirmi sene önce &#8220;çok tatlı&#8221; diyenler<br />
Şüpheyle bakar oldular yüzümüze<br />
Hadi biz bozulduk belki,kirlendik de<br />
Kedilere nedendir bu öfke?<br />
Acaba kendimizden mi biliyoruz herkesi?<br />
Gizli çamurlar mı bulaşmış ellerimize?<br />
Onları mı sürüyoruz dokunduğumuz her şeye?</p>
<p>Kim dürüst,kim temiz şu dünyada diyenler<br />
Çamur sürmüyorlar mı sizce de her şeye,herkese?<br />
Bize şüphe dolu gözlerle bakanlar<br />
Aynaya nasıl bakıyorlar sizce?</p>
<p>Caddeden akan insanların yüzünde<br />
Neden kalmamış hiç neşe?<br />
Bu insanların hepsi mi mutsuz?<br />
Yoksa bana mı öyle geliyor sadece?</p>
<p>Bakışlarında şüpheler çığlık atıyor<br />
Güvenleri kalmamış kimseye<br />
Bir zamanlar ölümden çok günahtan korkanların<br />
Yaşadığı topraklar buralar değil sanki<br />
Ya da o insanlar göçüp gitmişler<br />
Bir başka gezegene&#8230;</p>
<p>Güvensizlik yüz kaslarımızı bozmuş<br />
Gülemez olmuşuz herhalde<br />
Ben yeniden keşfediyorum gülmeyi<br />
Size de tavsiye ederim kesinlikle<br />
Sihirli bir değnek gibi gülücükler<br />
Huzur yayıyor kalplere<br />
Hayatta her şey mutlu olalım,<br />
Mutlu edelim insanarı diye<br />
Ama tersten bakıyoruz ki hayata<br />
Somurtuyoruz güzelliklere bile</p>
<p>O iki kedi masum kalacak gelecekte<br />
Biz ise istemesek de kirleneceğiz<br />
Ama kalacak değiliz ya hep öyle<br />
Temizleniriz biz de<br />
Yapıştırırırz kırıklarımızı,kırdıklarımızı<br />
Elimizden geldiğince<br />
Bir daha kırmamaya da söz veririrz<br />
Sonra tutarız bu sözümüzü de</p>
<p>Karanlık bir odayken kalbimiz<br />
Güneşe dönüşüverir saniyede<br />
Gözlerimiz ışıldar o ışıkla<br />
Çevremizdeki karanlık odaları da<br />
Gömeriz belki tarihe böylece</p>
<p>Onlar istediğini desin<br />
Biz iyiyiz,güzeliz,dürüstüz<br />
Biz güneşleriz içimizde<br />
Gözlerimiz umutla bakar<br />
Bulutlara,yıldızlara,güneşe<br />
Bırak da bilmesinler bizi,bize ne?<br />
Demiş ya Yunus;<br />
&#8220;Bizi bilmeyen ne bilsin?<br />
Selam olsun bilenlere&#8230;&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burakdemirtas.net/2008/11/18/selam-olsun-bilenlere/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlüzyon</title>
		<link>http://www.burakdemirtas.net/2008/10/25/iluzyon/</link>
		<comments>http://www.burakdemirtas.net/2008/10/25/iluzyon/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Oct 2008 05:27:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[ilüzyon]]></category>
		<category><![CDATA[Kasya]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burakdemirtas.net/?p=177</guid>
		<description><![CDATA[Gel,çık gölgelerin içinden, Uyandır buz tutmuş yüreğimi. Kanıyor kalbim, Nefeslerim suni. Eriyor beynim, Düşünceler fuzuli. Düşler kirli, Arzular sinsi, Ruhum zanlı sanki, Elleri kelepçeli. Biri kitlemiş beni, Anahtarın kulpu süzmüş denizleri. Denizler,özgürlüğü verin bana geri. Dışarısı tehlikelidir belki ama, Burda kalırsam yok olurum öylece, Bittiğinde tüm kum taneleri. Beyaz bir tavşan dolanıyor çevremde. Takip etmeliyim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://img75.imageshack.us/img75/8874/illusionbyunquietspiritja7.jpg" alt="" width="540" height="210" /></p>
<p>Gel,çık gölgelerin içinden,<br />
Uyandır buz tutmuş yüreğimi.</p>
<p>Kanıyor kalbim,<br />
Nefeslerim suni.<br />
Eriyor beynim,<br />
Düşünceler fuzuli.<br />
Düşler kirli,<br />
Arzular sinsi,<br />
Ruhum zanlı sanki,<br />
Elleri kelepçeli.</p>
<p><span id="more-177"></span></p>
<p>Biri kitlemiş beni,<br />
Anahtarın kulpu süzmüş denizleri.</p>
<p>Denizler,özgürlüğü verin bana geri.<br />
Dışarısı tehlikelidir belki ama,<br />
Burda kalırsam yok olurum öylece,<br />
Bittiğinde tüm kum taneleri.</p>
<p>Beyaz bir tavşan dolanıyor çevremde.<br />
Takip etmeliyim ve<br />
Kara deliğe bırakmalıyım kendimi.</p>
<p>Bir çıkış olmalı,<br />
Yenebilmeliyim soluduğum,dokunduğum,<br />
Farkında bile olmadan tutunduğum tanecikleri.</p>
<p>Hissediyorum kendimi,<br />
Biliyorum varlığımı,benliğimi,<br />
Ama tespit edemiyorum yerini.</p>
<p>Beynimde olduğumu söylüyorlar,<br />
Sinir hücrelerinin aklı olsa,<br />
Çoktan isyan eder giderlerdi.<br />
Başlarına buyruklar aslında,<br />
Bilemiyorum bazen;<br />
Ben mi onları yönetiyorum,<br />
Yoksa onlar mı beni&#8230;</p>
<p>İki fosfat bozulmasıyla düş oluyorsa,<br />
Fosfatlar akıllanmış görmeyeli&#8230;</p>
<p>Hissediyorum kendimi,<br />
Biliyorum ne hissettiğimi&#8230;<br />
Biliyorum &#8220;beyinsiz&#8221; de görebileceğimi.<br />
Sesleniyorum kendime ama,<br />
Getiremiyorum geri&#8230;</p>
<p>Gün gelip bulduğumda o &#8220;ben&#8221;i,<br />
Özgür kalacağım,<br />
Hatta uçabiliyorumdur bile belki&#8230;<br />
Keder usulca uzaklaşırken yürekten,<br />
Ben ufka erişebilirim eminim ki&#8230;</p>
<p>Gün biter,keder biter&#8230;<br />
Geçer gider her şey&#8230;<br />
Kim bilir belki,keder de gün de,<br />
Tüm tanecikler de yok olup gitmiştir de,<br />
İzliyorumdur sadece kendimi&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burakdemirtas.net/2008/10/25/iluzyon/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kahraman-Vampir katili</title>
		<link>http://www.burakdemirtas.net/2008/10/19/kahraman-vampir-katili/</link>
		<comments>http://www.burakdemirtas.net/2008/10/19/kahraman-vampir-katili/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Oct 2008 15:26:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Kahraman]]></category>
		<category><![CDATA[Kasya]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burakdemirtas.net/?p=173</guid>
		<description><![CDATA[Anahtar Parça: Max Payne Theme Yalın,loş&#8230; Sigara kokan bir oda&#8230; Oda küçük bir kızıllıkla aydınlanıyor, Duman ciğerleri her karartışında&#8230; Bir mert adam oturmuş Bir mert adam gururla,cesaretle Gözlerini dikmiş karanlığın namlusuna&#8230; Bu ânı hep beklemişti, Biliyordu,yaşamak için fazla yürekliydi&#8230; Hiç boş durmamıştı ki çomağı, Hep tüm gücüyle sokuluvermişti O adilerin pis düzenlerinin rotasına&#8230; Bu vampirler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://img254.imageshack.us/img254/8615/thevampirehunterdbydestqx9.jpg" alt="" width="540" height="210" /></p>
<p><span style="color: #800080;"><span style="color: #993366;"><span style="text-decoration: underline;"><strong><em>Anahtar Parça: Max Payne Theme</em></strong></span></span></span></p>
<p>Yalın,loş&#8230;<br />
Sigara kokan bir oda&#8230;<br />
Oda küçük bir kızıllıkla aydınlanıyor,<br />
Duman ciğerleri her karartışında&#8230;</p>
<p>Bir mert adam oturmuş<br />
Bir mert adam gururla,cesaretle<br />
Gözlerini dikmiş karanlığın namlusuna&#8230;<br />
<span id="more-173"></span><br />
Bu ânı hep beklemişti,<br />
Biliyordu,yaşamak için fazla yürekliydi&#8230;<br />
Hiç boş durmamıştı ki çomağı,<br />
Hep tüm gücüyle sokuluvermişti<br />
O adilerin pis düzenlerinin rotasına&#8230;<br />
Bu vampirler tek bir şeyle ölüyordu,<br />
Kazığı sokmak gerekti kalplerinin ortasına&#8230;</p>
<p>Soktu kazıkları,götürdü onlardan bir kaçını ya,<br />
Ölüm koymazdı ona artık&#8230;<br />
Koymazdı onun gibi bir aslana&#8230;<br />
Gaffar&#8217;ı sokağın ortasında tarayanlar,<br />
Onu mu öldüremeyeceklerdi?<br />
Ölüm çoktan dayanmıştı bile kapısına&#8230;</p>
<p>Okuduğu okulları düşündü,<br />
Hayatını,vatan için çektiklerini,<br />
Vatan için dolan damarlarını&#8230;<br />
Ve o damarların yine onun için boşalacağını&#8230;<br />
Ah bir de karısı olmasaydı,<br />
Çocukları olmasaydı ardında bıraktığı&#8230;<br />
O zaman çarpışırdı bile,<br />
Ölmezdi şu karanlık ofis odasının sessizliğinde&#8230;</p>
<p>Kapı açıldı,cellat hazırdı&#8230;<br />
Korktu cellat bile o bakışlardan,<br />
Titredi bir an,ürperdi&#8230;<br />
Hiç görmemişti ölüme böyle bakanı&#8230;</p>
<p>-Sonunda geldin dimi soysuzların kölesi?<br />
-Vaktini duaya harca,pek fazla kalmadı&#8230;<br />
-Bizim duamız kazılıdır gönülde,<br />
Asıl sen şimdiden başla dua etmeye&#8230;<br />
Aldığın canların diyeti ağır olacak,<br />
Yetmez ömrünce dua etsen de ama &#8230;<br />
Sen yine de bir dene&#8230;<br />
-Hazırlan ulan son duyacağın sese!<br />
-Sen değil Azrail alacak canımı,<br />
Eğer yaradan izin verdiyse&#8230;<br />
O izin verdiyse zaten<br />
Güle oynaya giderim ben,<br />
Onun çağrısından geri durmak yakışmaz bize&#8230;<br />
-Güle güle öyleyse&#8230;</p>
<p>Ve o an zaman durdu&#8230;<br />
Ve o an kamera bir tur attı karanlığın içinde&#8230;<br />
Ve mert adamı gördü kamera,<br />
Hala gözleri açıktı,<br />
Fışkırıyordu alevler celladın gözlerine&#8230;<br />
Hala eser yoktu korkudan<br />
Bu son anda bile&#8230;</p>
<p>Ve kamera devam etti dönmeye,<br />
Uzandı,odaklandı önce namluya,<br />
Sonra celladın kar maskesinden sızan<br />
Kararmış,zifiri gözlerine&#8230;<br />
Ve gözlerin yanından objektife yakalandı<br />
Bir başka,tanımlanamayan nesne&#8230;</p>
<p>Bir &#8220;gölge&#8221;ydi karanlığın içinde&#8230;<br />
Celladın tam ensesinde&#8230;<br />
Farkedilmemesi imkansızdı sanki,<br />
Ama farkedilememişti işte&#8230;</p>
<p>Jilet gibi bir tel hazırdı çoktan,<br />
Celladın boynunu kesmeye&#8230;<br />
&#8230;<br />
Birden akmaya başladı zaman hızla ve<br />
Daha tetiğin çekiliş emri oluşmadan beyninde,<br />
Ayrılmış oldu kafa ile gövde bir hamlede&#8230;<br />
Tetik sesi bekleyen mert adam,<br />
Bakakaldı bu bir iki saniyede gerçekleşen<br />
Hollywood mizansenine&#8230;</p>
<p>Kimseyi göremedi adam arkada,<br />
Kim yaptı bunu bilemedi&#8230;<br />
Bir iki ayak sesiyidi arta kalan&#8230;<br />
Ve bir nottu:<br />
&#8220;Gölge&#8230;&#8221;</p>
<p>Ertesi sabah doldu manşetler<br />
Gecenin tüm cinayetleriyle&#8230;<br />
Hepsinin ardında &#8220;gölge&#8221; notu vardı&#8230;<br />
Yine çökmüştü bir uğursuz duman bu şehre&#8230;</p>
<p>En uğursuzların leşlerinin kokusu,<br />
Köşklerini doldurmuştu,<br />
Sindirilmişlerdi hepsi,<br />
Gecenin aç midesine&#8230;</p>
<p>Tetikçi,azmettirici,azmettiriciye azmettirici&#8230;<br />
Pisliğin pisliğinin pisliği&#8230;<br />
Böylelikle geberip gitmişti pisliklerinin içinde&#8230;</p>
<p>Bir karanlık süzüldü sokakta&#8230;<br />
Bir karanlık emdi ışığı,<br />
Göstermedi haketmeyenlerin göz çukurlarına&#8230;<br />
Bir karanlık ölüm saçtı&#8230;<br />
Saçtığı her parça şarapnel bumerangtı,<br />
Geri dönecekti günlerin sonunda&#8230;</p>
<p>Ama o güne dek&#8230;<br />
Kanını içecekti vampirlerin&#8230;<br />
O insan değil,<br />
Vampir kanına susamıştı&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burakdemirtas.net/2008/10/19/kahraman-vampir-katili/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kahraman-Denizin koynunda</title>
		<link>http://www.burakdemirtas.net/2008/10/17/kahraman-denizin-koynunda/</link>
		<comments>http://www.burakdemirtas.net/2008/10/17/kahraman-denizin-koynunda/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Oct 2008 08:25:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Kahraman]]></category>
		<category><![CDATA[Kasya]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burakdemirtas.net/?p=171</guid>
		<description><![CDATA[Anahtar Parça: Max Payne Theme Bir deniz dalgası ulaştı kıyıya&#8230; Hızla çarptı,parçalandı&#8230; Parçaları fırlarken atmosferin kucağına, Sesi sonsuzluğun sonunda Sıfırın soğukluğunda yankılandı&#8230; Ama bu dizeler başlangıçtan çok, Bir son olmaya yatkındı&#8230; Başı nasıldı?&#8230; &#8220;Bir yer anlatırlardı masallarda Onurlu,kahraman savaşçılar yaşardı orda. Hep o masallar gelirdi aklıma Karanlık,acı girmeden önce odama&#8230; Bir gün bulacaktım orayı, Bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://img254.imageshack.us/img254/1328/somewherebeyondtheseabyob4.jpg" alt="" width="531" height="206" /></p>
<p><span style="color: #993366;"><span style="text-decoration: underline;"><strong><em>Anahtar Parça: Max Payne Theme</em></strong></span></span></p>
<p><span class="postbody">Bir deniz dalgası ulaştı kıyıya&#8230;<br />
Hızla çarptı,parçalandı&#8230;<br />
Parçaları fırlarken atmosferin kucağına,<br />
Sesi sonsuzluğun sonunda<br />
Sıfırın soğukluğunda yankılandı&#8230;</span></p>
<p>Ama bu dizeler başlangıçtan çok,<br />
Bir son olmaya yatkındı&#8230;</p>
<p>Başı nasıldı?&#8230;<br />
<span id="more-171"></span><br />
&#8220;Bir yer anlatırlardı masallarda<br />
Onurlu,kahraman savaşçılar yaşardı orda.<br />
Hep o masallar gelirdi aklıma<br />
Karanlık,acı girmeden önce odama&#8230;<br />
Bir gün bulacaktım orayı,<br />
Bir gün gelip kurtaracaklardı,<br />
Alıp götüreceklerdi o mutlu diyara.</p>
<p>Bekledim olmadı,<br />
Kaçtım olmadı&#8230;<br />
Tek çıkış kaldı&#8230;<br />
Cehenneme gidermişim ordan da,<br />
Oysa asıl cehennem burası&#8230;<br />
Açın cehennemin tüm kapılarını,<br />
Açın,alın beni içeri nolur&#8230;<br />
Onurlu olur en azından orda acı&#8230;&#8221;</p>
<p>Diyecekti genç kız&#8230;<br />
Diyemedi&#8230;<br />
Kime diyecekti?<br />
Kaldı mı ki ulan birimizde yürek?<br />
Hayat telaşından başka neyimiz var ki?<br />
Sefil hayatlarımızdan başka,<br />
Söyle elimizde neyimiz kaldı ki?</p>
<p>Hayat dramatik,<br />
Çoğu zaman pornografikti genç kıza&#8230;<br />
Sapkınlığın uç noktaları<br />
Daha on üçünde uğramıştı<br />
Tüm lanetiyle kirli nefesini üflemişti suratına.<br />
Su kadar temizdi ancak,<br />
Kirlendi ahlak çöplüğünün<br />
Foseptik yığınlarıyla&#8230;</p>
<p>Onlarca vüduca değdi teni,<br />
Her vücut kendi için,<br />
Kızın umudundan kopardı bir parça.<br />
Umudunu dilimledi her gün,<br />
Çiğnedi,içti yudum yudum&#8230;<br />
Karnı ancak böyle doydu aslında.<br />
Ne tat vardı yiyeceklerde,<br />
Ne renk vardı ışıltılı kentlerde&#8230;<br />
Umut yutuldu katıksızca ve,<br />
Masum,beyaz,saf&#8230;<br />
Bir beden zamanı yavaşlatıp<br />
Düştü denizlerin soğuk koynuna&#8230;<br />
O soğuk koyun çok daha huzurluydu,<br />
Sıcak ama iğrenç olanların yanında&#8230;<br />
En son bıraktığı şey korkusuydu genç kızın,<br />
Ve lanetiydi ardında&#8230;</p>
<p>Bir deniz dalgası ulaştı kıyıya&#8230;<br />
Hızla çarptı,parçalandı&#8230;<br />
Parçaları fırlarken atmosferin kucağına,<br />
Sesi sonsuzluğun sonunda<br />
Sıfırın soğukluğunda yankılandı&#8230;</p>
<p>Derinler böyle masum cesedi az gördü,<br />
Deniz ağladı,kükredi,<br />
Ama yutamadı kıtaları,cezalandıramadı.</p>
<p>Meleklerin gözünden bir parça nur düştü,<br />
Göz yaşı niyetine balıklar içti&#8230;<br />
Balıklar her şeyi kaldıran midelere girdi,<br />
Mide de balık da isyan etti&#8230;<br />
Ama&#8230;<br />
Sabrın sonunda&#8230;<br />
Hepsi için ağır olacaktı bedeli.</p>
<p>Bir lanet düştü peşlerine&#8230;<br />
Göremediler&#8230;<br />
Tanrıyı kör bilip,aptal bilip,<br />
Günahlarına günah eklediler&#8230;<br />
Onlar masumları çiğnerken,<br />
Aslında kendi etlerini,<br />
Kendi ailelerini kemirdiler.<br />
Ve sonunda&#8230;</p>
<p>Bir gölge çıktı gölgelerden.<br />
Hesapsızların hesabı,<br />
Kitapsızların gazabı,<br />
Şerefsizlerin şeref nişanını<br />
Elindeki ölüm fermanıyla takan olacaktı&#8230;</p>
<p>Önce ailelerinden başladı&#8230;<br />
Zulme el sürmüş her bireyi,<br />
En başındakine kadar<br />
Çığlıklar senfonisinde doğradı.<br />
Her çığlığı kaydetti,<br />
Bir sonrakine yolladı&#8230;<br />
Hesap günü yakındı,<br />
Ama ne gölge,ne de başka bir insan,<br />
O hesabı soramayacaktı&#8230;<br />
Şimdilik sadece&#8230;<br />
Azap vardı&#8230;</p>
<p>Aşağılıkların başı ölmeden önce,<br />
Gözleri faltaşından hallice,<br />
Gölgenin gözleriyle karşılaştı.<br />
Ateşi gördü,azabı gördü,<br />
Çektirdiklerini gördü&#8230;<br />
Utandı mı?<br />
Hayır,sadece korktu aslında.<br />
Önce kardeşinin cesedi,<br />
Sonra ona bağlı bir zincir,<br />
O zincire bağlı karısının cesedi,<br />
Sonra karısına bağlı bir zincir&#8230;<br />
Hepsine bağlı ağır bir taş,<br />
Hepsine bağlı ağır bir domuz,<br />
Hepsine bağlı domuzdan adi beden&#8230;<br />
Sırayla denizin soğukluğunu tattı.<br />
Aşağıda balıklar,yukarıda şeytanlar&#8230;<br />
Herkes için bu gece ziyafet vardı.</p>
<p>Bir deniz dalgası ulaştı kıyıya&#8230;<br />
Hızla çarptı,parçalandı&#8230;<br />
Parçaları fırlarken atmosferin kucağına,<br />
Sesi sonsuzluğun sonunda<br />
Sıfırın soğukluğunda yankılandı&#8230;</p>
<p>Bir gölge dalgaya bakıp sigarasını yaktı&#8230;<br />
Doğacak güneşten önce yine ışıksızlığa kaçtı&#8230;<br />
Işıkta gezmeye yüzü yoktu,<br />
Hiç bir zaman da olmayacaktı&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burakdemirtas.net/2008/10/17/kahraman-denizin-koynunda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kahraman-Sabahın İlk Işıkları&#8230;</title>
		<link>http://www.burakdemirtas.net/2008/10/15/kahraman-sabahin-ilk-isiklari/</link>
		<comments>http://www.burakdemirtas.net/2008/10/15/kahraman-sabahin-ilk-isiklari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Oct 2008 00:45:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Kahraman]]></category>
		<category><![CDATA[Kasya]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burakdemirtas.net/?p=169</guid>
		<description><![CDATA[Anahtar Parça: Max Payne Theme Mevsimler su içercesine geçti. Kahraman kadim ilimler peşindeydi. Önce bedenine hükmetti,sonra ruhuna&#8230; Korkuları saatin tik taklarında eridi gitti&#8230; &#8230; Saçları kısacıktı artık&#8230; Zihni dingin ve ılıktı&#8230; Sokaklara döndüğünde bambaşka biriydi, Bir hayaletin gerçekliğinden ibaretti&#8230; Kapşonlu siyah pardesüsü ise Çizgi romanlardan fırlama peleriniydi&#8230; Önce fısıltılara sızdı, Sonra boş sokaklarda yankılanır oldu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://img262.imageshack.us/img262/2823/morninglightbridgebymarvc9.jpg" alt="" width="540" height="194" /></p>
<p><span style="color: #33cccc;"><span style="text-decoration: underline;"><strong><em>Anahtar Parça: Max Payne Theme</em></strong></span></span></p>
<p>Mevsimler su içercesine geçti.<br />
Kahraman kadim ilimler peşindeydi.<br />
Önce bedenine hükmetti,sonra ruhuna&#8230;<br />
Korkuları saatin tik taklarında eridi gitti&#8230;</p>
<p>&#8230;</p>
<p>Saçları kısacıktı artık&#8230;<br />
Zihni dingin ve ılıktı&#8230;<br />
Sokaklara döndüğünde bambaşka biriydi,<br />
Bir hayaletin gerçekliğinden ibaretti&#8230;<br />
Kapşonlu siyah pardesüsü ise<br />
Çizgi romanlardan fırlama peleriniydi&#8230;</p>
<p><span id="more-169"></span></p>
<p>Önce fısıltılara sızdı,<br />
Sonra boş sokaklarda yankılanır oldu adı.<br />
&#8220;Gölge&#8221; diyorlardı bu uğursuza&#8230;<br />
Onu görenler bu ismi duyduklarında,<br />
Mezarlarında iniltileri yankılandı.</p>
<p>Uğru zulme ölüm getirmekti;<br />
Keşke katletmek uğur getirebilseydi&#8230;</p>
<p>Manşetler sebepsiz ölümlerle dolmaya başlarken,<br />
Silahlar çoktan çekilmişti.<br />
Esrarengiz şekilde ölen medya patronları,<br />
Zehirlenen,intihar eden millet vekilleri&#8230;<br />
Hatta&#8230;<br />
Sokak ortasında öldürülen devlet yetkilileri&#8230;</p>
<p>Ne uyuşurucu taciriydi bunlar,<br />
Ne de adam öldürmüşlerdi.<br />
Sicil defterleri tertemizken,<br />
Kendi kanlarıyla kirlendi.<br />
Kim bilir,belki de,<br />
Çoktan görünmez kalemler<br />
Doldurmuştu o boş defterleri&#8230;</p>
<p>Hep hasımlar zanlıydı,hep terör&#8230;<br />
Kimse &#8220;Gölge&#8221;den şüphelenmedi.<br />
Gün geldi hasımlar da menzile girdi.<br />
O gün kaosun ilk günü oldu ve<br />
Son gün için çok günler geçecekti&#8230;</p>
<p>Sabahın ilk ışıkları vururken &#8220;gölge&#8221;ye,<br />
Gölgesi uzadı gitti sinsi zihinlere.<br />
Silüetsiz bir gölge düşerken düşlere,<br />
Hala bilmiyorlardı kim için gün ışıldayacak,<br />
Kim içinse güneş tutulacaktı bu gece&#8230;</p>
<p>Ne bir algoritma,<br />
Ne de bir bağlantı vardı.<br />
Her kimse bu &#8220;gölge&#8221;<br />
Belli ki Azrail&#8217;in tahtında gözü vardı.<br />
Hekes bilse de canların alınacağını,<br />
Kimse tahmin edemedi<br />
İsminin listede üst sıralara kazındığını&#8230;</p>
<p>Sabahın ilk ışıkları gösteriyordu gölgeyi&#8230;<br />
Onlar ise asla göremezlerdi&#8230;</p>
<p>Sabahın ilk ışıklarını selamladı &#8220;Gölge&#8221;,<br />
Yudumladı çayını hafifçe ve&#8230;<br />
Dikti yine gözlerini<br />
Ufuktaki intikam çizgisine&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burakdemirtas.net/2008/10/15/kahraman-sabahin-ilk-isiklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kahraman-Bilgeyle Görüşme</title>
		<link>http://www.burakdemirtas.net/2008/10/11/kahraman-bilgeyle-gorusme/</link>
		<comments>http://www.burakdemirtas.net/2008/10/11/kahraman-bilgeyle-gorusme/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Oct 2008 15:23:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kahraman]]></category>
		<category><![CDATA[Kasya]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burakdemirtas.net/?p=167</guid>
		<description><![CDATA[Anahtar Parça: Hoist the colours &#8220;Gün gelip kaybedecek bir şeyin kalmazsa&#8230; Gün gelip insanlığın insanlığından miden bulanırsa&#8230; Gün gelip bir pisliği vurduğunda İçin miligram düzeyinde sızlamazsa&#8230; Yolun başındasındır yalnızca&#8230; Eksilerden sıfıra çıkmanın haklı gururu, Sıfırın soğukluğundaki kanının donukluğu, Dondurucu soğuğunu yaran intikam alevleri, Yutar hepsi aklını,kemirir kalbini, Eğer irade köleyse öfkeye hala&#8230; Geçmişin geçmiş olduğu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><img class="alignnone" src="http://img82.imageshack.us/img82/8533/wizardbymmebuterflyjl5.jpg" alt="" width="540" height="226" /></em><br />
<span style="color: #008000;"><span style="text-decoration: underline;"><em><br />
<strong>Anahtar Parça: Hoist the colours</strong></em></span></span></p>
<p>&#8220;Gün gelip kaybedecek bir şeyin kalmazsa&#8230;<br />
Gün gelip insanlığın insanlığından miden bulanırsa&#8230;<br />
Gün gelip bir pisliği vurduğunda<br />
İçin miligram düzeyinde sızlamazsa&#8230;</p>
<p>Yolun başındasındır yalnızca&#8230;</p>
<p>Eksilerden sıfıra çıkmanın haklı gururu,<br />
Sıfırın soğukluğundaki kanının donukluğu,<br />
Dondurucu soğuğunu yaran intikam alevleri,<br />
Yutar hepsi aklını,kemirir kalbini,<br />
Eğer irade köleyse öfkeye hala&#8230;</p>
<p><span id="more-167"></span></p>
<p>Geçmişin geçmiş olduğu yeni idrakta,<br />
Ölümün şarkıları her dakika,her an kulaklarda&#8230;<br />
Üstelik eşlik ediyorsan şarkılara,<br />
Ya gaddarsın,ya amansız bir katil,<br />
Ya da &#8230;<br />
Her ne isen,adının meali &#8220;kahraman&#8221; değil,<br />
Belki de giremedin henüz lügata&#8230;</p>
<p>Kaybedeceklerin kaybedilince,<br />
Sen her allahın günü ölmeyi isteyince,<br />
Neyi feda etmiş olursun ki,<br />
Anılsın adın &#8220;kahraman&#8221;larınkiyle?</p>
<p>Cesaret mi seninki?<br />
Yoksa giderken birilerini de götürmek mi?<br />
Yapma gölge bunu,bana masal anlatma&#8230;<br />
Hepsi bittiğinde kalırsan hayatta,<br />
Ne olacağını sanıyorsun sonunda?</p>
<p>Yargılarında yaptığın minik hatalar,<br />
Alır alevleri,dolar boynuna,<br />
Kaldırır seni acı bulutunun atmosferinde yukarılara<br />
Ve&#8230;<br />
Defalarca diriltmek için yere çarpar,<br />
Bir kez daha,bir kez daha&#8230;</p>
<p>Umulur ki baktığında bedeninin ardından dünyaya,<br />
Bir gün gözün çarpsın ruhuna&#8230;<br />
O göstersin yolu bir kez,<br />
Belki huzura giden tek yol orda&#8230;&#8221;</p>
<p>Sustu bilge nefesinin son yudumunda.<br />
Yaktı titrek gaz lambasını<br />
Düşürdü gölgeyi &#8220;gölge&#8221;nin ayağına&#8230;<br />
İki çift keskin hatlı gözde<br />
Dans etti alev çiftleri çılgınca&#8230;</p>
<p>&#8220;Haklısın&#8221; dedi gölge,<br />
&#8220;Ama eksiksin bilge,<br />
Beni başkalarıyla karıştırmandı hata.<br />
Belki de cehennem çukurunu tatmak istiyorumdur,<br />
Faillerin infazını görmek vardır belki planda.<br />
Onlar çekerken acılarını ve bağırışırlarken,<br />
Tadacağım tüm acılar sert bir içki kadar acı,<br />
Bir o kadar da baş döndürücüdür bana&#8230;&#8221;</p>
<p>Üzüldü bilge,<br />
Katranlanmış bir kalp duruyordu karşısında.<br />
Sadece bir kaç sözcük geçti yüreğinden,<br />
Hepsi de duaydı bu toy zebani-melek kırmasına&#8230;</p>
<p>Bilge durdu bir süre sessizce,<br />
Döküldü gecenin son sözleri sonunda:<br />
&#8220;Sevgi tecrübe edilmek için fazla iri,<br />
İntikam iyileşmek için fazla büyük yara,<br />
Tanrıdan korkmadan attığın adımsa,<br />
Sana bile çok ama çok fazla&#8230;<br />
Duam buna izin vermemesidir,<br />
Yoksa sonların en kötüsü bekler seni sonunda&#8230;<br />
Ve inan bana&#8230;<br />
Kabusların cennet kalır cehennem yanında&#8230;<br />
Umulur ki sevgi uğrasın ölmeden sana,<br />
Ancak odur merhem kapanmaz yaralarına&#8230;&#8221;</p>
<p>Gölge hissizliğinden sıyrıldı bir an,<br />
Ama söyleyecek söz yoktu günün sonunda.<br />
Tam umuda dair sözcükler uğrayacakken aklına<br />
Ailesinin çığlıkları doldu kulaklarına ve&#8230;<br />
Gölgenin gözündeki bir anlık parıltı,<br />
Emildi siyahlığın umuda aç bağırsağında&#8230;</p>
<p>Uzaklaşırken gölge gecenin karanlığında,<br />
Geceyle bir oldu bir kez daha&#8230;ve<br />
Azrail&#8217;i çağırdı saygıyla,<br />
Alınacak canlar vardı sırada&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burakdemirtas.net/2008/10/11/kahraman-bilgeyle-gorusme/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
